Kayıtlar

Mutlu yıllar !

Resim
Bizim evin yeni yılı karşılayan halleri... Bugünü seviyorum, annemin yemeklerini, eşimin uzaaak işinden gelip her anı dolu dolu geçirme çabasını, Kerem'in gözlerindeki ışıltıyı, evdeki kurabiye kokusunu, o kurabiyeleri oğlumun güzelce süsleme çabasını, aşacımıza her sene eklenen renkli süslerini, cama astığımız ışıl ışıl parlayan yıldızları, eşle dostla erken yılbaşı kutlamalarını, ama yılbaşı gecesini illa ki sevdiklerimizle evde geçirmeyi, o eve o gece gelen çat kapı dostlarını, ya da gelemeyen ama kalbinin bizimle olduğunu söyleyen uzaklardaki sevdiklerimizi anmayı, açılmayı bekleyen hediye paketlerini, şimdi şu satırları yazarken sıcak çikolata içip yarına ya da yarınlara dair umuttan başka hiç bir şey düşünmemeyi ve bu püripak mutlu hisleri veren her şeyi seviyorum. En kötü günümüz böyle olsun... Şans olsun, sıhhat olsun, para, aşk, mutlukuk, huzur ve kahkaha olsun... İstiyorum meleklerim olsun...

Adalet nerede?

Artık bir adalet sistemi istiyorum Türkiye'de !!! Terör örgütü üyeleri 27 yılla yargılanmıyor, hakkını savunan üniversiteli gençleri suçu ne ki 27  yıl isteniyor? O çocuklar sadece  sokaklarda bağırdılar diye bu kadar yılla anılırken, dün gazetelerde okumuş olabileceğiniz 18 yaşın altındaki ehliyetsi ve içkili genç, ezdiği adam hastahanede can çekişirken serbest bırakılıyor. ADALET NEREDE???

Toyzz'a bir tebrik de bizden...

Resim
Bir alışveriş merkezine gittiğimizde belli markaların vitrinleri nasıl beni mıknatıs gibi çekiyorsa, oğlum için de vazgeçilmez iki yer var. Pizzacısı ve Toyyz Shop'ı. İçine giriyor, bıkmadan usanmadan dolaşıyor inceliyor, inceliyor, inceliyor, sonra Hot Wheels'lerin önüne kamp kuruyor. Almadığımız yeni bir ürün varsa, Shrek'teki çizmeli kedi gibi yalvaran gözlerle en yakın kutlanacak günün ( Doğumgünü, yılbaşı, bayram ya da tatil hediyesi gibi ) hediyesini şimdiden alıp alamayacağımızı soruyor. Ancak malum her haftasonumuzu alışveriş merkezlerinde geçirmediğimizden okulların açık olduğu dönemde bu merakını markanın internet sitesinde gideriyor. Bizim gibi meraklıları biliyordur ama bilmeyenler için not edelim, site WMA Web ödüllerinden sıradışı Websitesi ödülü almış. Oldukça fazla markanın yer aldığı bu rekabet ortemında renkli ve kolay ulaşılabilir sitenin bu ödülü hak ettiği aşikar. Daha önce web üzerinden yaptığım alışverişlerde her konuda bana yardımcı olduklar...

Hiç bir şey göründüğü gibi değil...

Ben saf. Siz saf... Kendimizi akıllı zannediyoruz, belki sizi IQ, benim EQ ortalamanın üzerinde. Belki kimileriniz de kurnaz. Hani bizim milletin çok akıllı dediklerinden. Ama ne olursa olsun, bildiklerimiz sadece bize anlatılanlar kadar... Ben misal konu Doktorlar, ilaçlar vb olunca, anlamadığım konu ya, herkese inanırım. Eminim tekstil bilginiz yoksa, siz de "Organik" diye satılan hemen hemen hiç bir şeyin gerçekte organik olmadığını, hadi diyelim ki organikler, deterjanla makinada yıkadığınız an daha fazla organik olmadıklarını bilmiyorsunuzdur. Gıda da misal. Cahilizdir. Bu sebeple ne derse inanırız. Aktarları arşınlarız.  İçeriklere kanarız. Supermarkettekilerin paketlerine aldanırız. Her nevi aburcuburu mideye indirir, sonra kimyasal adı yazıyor diye içinde bilmemne varmış diyerek karalanmış bir şeyi almayız. Ama beni ne bunlar ne de benzerlerini bilmiyor olmak rahatsız eder. Beni ülkemde saman altından su yürütülen işler ve bizi ilgilendiren başka ülkeler...

Senden... Ondan...

Benden...

Dil sürçmesi

Türkiye'de her 12 kişiden birinin belinde ateşli silah var. Türkiye kadına şiddetin en hızlı arttığı ülke. Türkiye'de sesini yükseltmenin bedeli 19 ay. Rutkay Aziz'in söylediklerini tartışıyormuş Türkiye, söyledikleri çok garip ya ! Şükretsinler dili sürçtü de 19 yerine 16 ay dedi. Vicdansızların yapamadığı indirimi hayal de olsa o yaptı. Benim söylediklerinden aklımda kalan bir tek o. Kimileri bırakın dinlemeyi duymamış, tınmamıştır bile... Tuzumuz kuru tabii, bize ne !

Yeni

Bugün benim doğum günüm. Her yeni yaşın getirdiği gibi bir çok hediye getirdi bu yaş da. Misal bu yaş, biraz hayalkırıklığı sosuyla samimi arkadaşların aslında çok da samimi olmadığını öğrendim. Bulaşıcı bencilliğin benim gibi düşünceleri altında ezilenlere ağır geldiğini. Biraz daha kötü biri olmaya çalıştım, daha kaba, ya da daha düşüncesiz. Daha fazla kırılmamak için. Elimden geldiğince. Daha kolay kabullenmeye çalıştım herkesi. Bu cehalet, bu terbiyesizlik, bu görgüsüzlük olağan şeylermiş gibi düşünmeye çalıştım. Enneagrama merak saldım. 3 numara o na'apsın elinde değil demeye çalıştım. Ne olursan ol gel demeye. Zor ama sanırım başardım. Hayatı akışına bırakmayı öğrendim. Yarına bile plan yapmamaya, bavulumu bir hafta önceden hazırlamamaya, olanları takmamaya çalıştım. Kaybettiğim hayallerimi kovalamaya başladım. Eskisi gibi hayal kurmaya çalıştım. Ama elimdekinin de sonuna kadar tadını çıkarmaya. Her şeye karışmamayı öğrendim, aynı zamanda h...