Nisan 07, 2014

Geçen günler

Sevgili blog,

Instagramı sevgili edindiğimden beri seni ihmal ettiğimin farkındayım ama sen de biliyorsun ki her şeye yetişebilmem mümkün değil şu günlerde.

Hele ki geçen seneyi alışveriş yılı olarak geçirip bu ne yaaa nidalarıyla hayıflandıktan ve bu seneyi gezip tozma yılı olarak belirledikten sonra gözüm kulağım gezi sitelerinde, orda burada...

Işler yoğun, çocuk dediğin büyüyünce dertleri azalacağına büyüyormuş, ev , arkadaşlar , koşturmacalar derken bir de bakıyorum günler geçivermiş.

Bir sürü arkadaş, eş dost ihmal edilmiş, hala bir sürü film izlenmemiş, bir sürü kitap okunmamış...

Benim, babamın bu fotoğrafına baktığım gibi bir de bakacağız oğlum bizim fotoğrafları karıştırıyor.

Yani diyeceğim odur ki aklımdasın. Ilk fırsatta yine yazacağım. Belki haftasonu yaptığım Ankara gezisinden bahsederim belki işten güçten...

Özledim yine...


Ocak 26, 2014

Kidzmondo heyecanı...

İçimizde bir heyecan, bir heyecan vardı ki, hala nefes nefeseyiz ! Tüm gün koşturup ancak yarısını bitirdiğimiz Kidzmondo bizi tekrar çağırıyor ve Kerem'e sorarsan yarın yine orada olmalıyız !

İçeri girer girmez ilk iş bankaya koşup çeklerini bozduruyorlar. Biz ebeveynlerin odalara girmesi yasak !


Radyoda görevli ablalarına özellikle teşekkür ederiz, çok ilgiliydi...

Daha dün okudum gazetede, bu ne hız dedi bir arkadaşım. Evet methini çok önceden duyduğum bu çocuk dünyasına açılır açılmaz koşturarak gittik. Öncelikle söylemeliyim ne kadar erken giderseniz o kadar iyi, saatler ilerledikçe daha da kalabalıklaşıyor ve heyecanlı sabırsız minikler için beklemek gittikçe zorlaşıyor. Ama beklemesini öğrensinler değil mi? BuKidzmondo dünyasında para kazanmasını öğrendikleri gibi.

Kırk yıllık kameraman gibiydiler

Aslına bakarsanız bizimkiler gibi 9-10 yaşlarındakiler için bir ebeveynin onlarla birlikte girmesi gereksiz, çünkü içerisi son derece güvenli, ve tüm yetkililer çok yardımcılar. ancak ben yine de bir girip sizin de görmenizi öneririm, zira ben bayıldım ve odalara girip bir şeyler öğrenmemek için kendimi zor tuttum.



Çocuklar burada hem mesleklerle ilgili fikir ediniyor, hem de kidzpara kazanıyorlar, sonra o paralarla içeride alışveriş edebiliyorlar, bizimkiler biriktirmeyi tercih etti. Kazanılan kidzparalardan on paranın bizim 1 liramıza eşit olduğunu öğrenen bizimki biraz hayal kırıklığına uğrasa da paranın nasıl kazanılacağını öğrenmişe benziyor, misal pilotlara hosteslerden daha az para ödenmesini haksızlık olarak görürken, ( Kendisi pilot olmayı seçmişti )  Hilton otelin dğerlerinden 1 kidzpara fazla ödeme yapması da onun için pek değerliydi. Berber salonuna girip hemen sonra çıkmalarının sebebi de berber salonundan para kazanamayacak olmalarıymış...


Pilot olma idealleri taşıdığı için malesef Atlas Jet'te kaptan olmak yeterince doyurucu gelmedi, düğmelere bile basamamış. Kameraman olmak da keyifliymiş ama yeterince çekim yapamamış hem kamerası da hareket etmemiş. Tek derdimiz bu olsun.

Üç buçuk saatin ardından sadece 7 meslek deneyip karınlarını duyurabildiler, istedikleri bir çok meslek bir daha ki gidişimize kaldı, muhtemelen daha sonra tekrar gideceğiz zira hala açılmamış da bir o kadar yer vardı.

Şimdilik şunları deneyebildik: Atlas Jet te pilot, Kanal D de kameraman, Radyo programcısı, Hürriyet'te muhabir ( Ki bunun için gazete kapılarında yattı neredeyse, haberi zamanında yetiştiremeyecek diye deliriyordu) Mng de Kargo elemanı, Migros'ta kasiyer, Ve Hilton'da garson oldu, hatta çatal bıçak yerleştirmeye kadar eğitim aldı. Aklı İtfaiye eri olmakta, Polis memurluğu yapmakta, henüz açılmamış uzay mekiğine binmekte ve Acıbadem hastahanesinde görev almakta kaldı.

Velhasıl gittik, gördük pek beğendik, sömest için de harika bir seçenek olduğunu düşünüyoruz.

Mutluyuz ama çok yorgunuz, o sebeple şimdi, iyi geceler...

Aralık 06, 2013

Hazmettiremedikgillerimizden misiniz ??? Ay paaardon !!!

Kadın olmak zordur. Her yerde zordur. Trafikte de zordur. 20 yıllık şoför olsan da zordur.

Nitekim her gün trafikte herkes sol sinyalini verip diğer arabanın önüne girer, bu arkadaki arabayı sinirlendirebilir, ya söylenir,  cogunlukla söylenmez bile. Çünkü aynı şeyi kendisi de yapar. Ama onune geçen bir kadinsa ???

Siz hiç araba kullanan kudurmuş köpek gördünüz mü ? Lutfen yanlış anlamayın,  hakaret olsun diye söylemiyorum,  gerçekten görüntü o  !!!

O an bir şey oluyor erkeklere...

Kadir İnanır seslendirmesiyle  NNNEEEEYYY  ?!? diyorlar, zaten sonrasini da hatırlamıyorlar.

20 senelik bifiil şoförüm. Bir cok erkekten daha iyi araba kullanırım. Ha iyi mevhumun dikkatli olmak degil de makas atabilmek, atak olabilmekse, hız ise, onu da pekala yapabiliyorum.

Anlayacağınız benim bir problemim yok şoförlüğümle, ama bazı erkeklerin ciddi problemi var.

Eskiden ben de sinirlenir, onlar beni sıkıştırdıkça söylenir, adamlarla çatır çatır laf dalaşı da yapardım.

Biri trafikte ihlal mi yaptı,  kornayı uzun havalarda yerdi.

Etme dediler, yapma, yiyeceksin bir gün dayağı.

Şimdilik yemedim...

Şimdilerde aptala yatıyorum.  Onlar söylenirken, ben müziği açıp hiiiiç farkında değilmişim gibi yoluma gidiyorum.

Bir de şarkıya eşlik ediyorsan of of of.

Bu sabah 40 yılda bir zamanında is yerinde olayım dedim, çıktım,  yoldayım,  sinyal veriyorum , şerit değiştiriyorum, ama gel gör ki arkamdaki de şerit değiştirmek istiyor. Ben haddimi bilmiyor ve ona yol vermiyorum. Hani ben zaten o şeritte ilerlesem o da arkamdan sinyal verip beni sollamaya kalkışsa ben de önüne atlasam anlayacağım. Yok arkadas, sen kadın başınla ne sağ sol yapıyorsun ?

Neeee diğer erkeklerinde yolunu mu kesiyorsun ?

Arkadaş,  yanima yanaşabildiği her yerde sıkıştırdı, beline kadar sarktı, iyi ihtimalle soylendi, muhtemelen kufretti,  yolda giderken sıkıştırdı, arabayı surtecek gibi sürdü,  falan filan.

Ben ne yaptım?

Güldüm.  Hiç bakmadım  bile. Muhtemelen muhattap olmadığımı konduramadı.  Duymuyorum falan zannetti ki ileride de söylendi.

Ileride beni sıkıştırabilmek için tüm hünerlerini  gösterirken ben ay deli mi bu ayol diyerek gülüyordum.

Sanırım bunun üzerine benim deli olduğuma kanaat getirdi ki gitti.

Demem o ki gülmek hazma iyi geliyor... ;)