Annem hep, oğlun okula başlayınca yılların nasıl da çabucak geçtiğini anlayacaksın derdi.
Gerçekten de daha dün doğum yapmış gibi hisseden ben oğlum anasınıfına başlarken yaşadığım şaşkınlığı atlatamadan 1. sınıf bitti de 2.sınıfın yarıyılına geldik.
Tabii yaş büyüyüp yıllar geçtikçe yarıyıldan beklentileri de farklılaşıyor.
Bizi pek bahtiyar eden fevkaladenin fevkinde karne için alınacak oyuncaktan ziyade onu hem oyalayacak hem de zamanını değerlendireceği bir takım fikirler bulmalıyım.
Öğretmenimizin verdiği testler ve hikaye kitapları, İngilizce çalışmalar çerez gibi onlar için.
Arkadaşlarıyla görüşmeleri için bol bol zamanları var şimdi.
Evde sorumluluk alıp, çoktandır dip köşe temizlemedikleri odalarında, oynamadıkları oyuncakları ayırıp oyuncağı olmayan çocuklara göndermek için iyi bir fırsat.
Birlikte resim yapabilirsiniz fırsatınız varsa. Biz çok keyif alıyoruz.
Ama tabii dışarı çıkmak da lazım.
Bu yarıyıl için satranç, resim ve spor kurslarının hızlandırılmış kursları var. Biz geçen hafta atlattığımız soğukalgınlığına bağlı bronşitten sonra vücudu biraz dinlenmeye aldık, havalar da oldukça soğuk olunca spor faliyetlerimiz malesef Wii board üzerinde sınırlı kalacak.
Ama bu dışarıdaki workshop, müze ve gösterilere gitmek için engel değil.
Bizim film olarak önerimiz Çizmeli Kedi. Bunu reklamını gördüğümüz 6 ay öncesinden beri bekliyorduk. Ben de Kerem'le izlerken çok keyif aldım.
Bizim planlarımızda İstanbul Akvaryum ve Oyuncak müzesi de var.
Dolmabahçe sarayına ve Jurassic Land e dinazorları görmeye gittik.
Çocuklarla katılabileceğiniz çikolata yapımı çalışmaları da varmış, neden olmasın?
Bu arada Disney gösterisi de iyi bir alternatif olabilir. Özellikle Oyuncak hikayesi kahramanlarının katılımı ile bu filmin fanlarının kaçırmaması gerektiğini düşünüyorum. Danslı gösteri ilgilerini çekecektir. Gösteri Ora Arena'da sergileniyormuş.
Şimdilik bizim programımızda en önemli yeri bize yarıyıl tatili için gelecek olan kuzenlerimizin ziyareti ile planlayacaklarımız ve puzzle merakımız alıyor.
Küçük puzzleları sıkıcı gelmeye başlayınca birlikte yaparız diye 1000 parçalık bir puzzle aldım cuma günü. Ama iki günde bana ellettirmeden yarısını bitirdi. Anlaşılan o ki bir iki çerçeveletecek puzzle avına daha çıkmam gerekli...
Bakalım bu tatili nasıl geçireceğiz...
Ocak 22, 2012
Ocak 15, 2012
Ocak 09, 2012
Hayranlık
Bugüne kadar kimseye derin bir hayranlık duymadım.
Kabul ediyorum, şunun için çok yakışıklı, bunun için Allah için çok güzel bir kadın dediğim zamanlar oldu. Kiminin mutfaktaki yeteneğini övdüm, kiminin kariyeri beni şaşırttı. Zeki ve sanatsal yönleri gelişmiş insanları takdir ettim her zaman.
Ama hayranlık?
Hayır.
Taa ki anne olana kadar.
Ki ben öyle oğluna körü körüne aşık annelerden değilim.
Çirkin olduğu zamanlarda çirkin ama sevimli demeyi bildim. Şimdi yakışıklı dönemlerinde ama bluğ çağı ne gösterir bilmem.
Akıllı uslu durduğu zamanlar kadar zor zamanları da oldu, en çok ben eleştirdim onu yüzüne karşı olmasa da.
Ama gel gör ki zekasına hiç bir zaman söyleyecek şey bulamadım.
Her geçen gün de daha çok hayran oluyorum.
Evde benim çözemediğim her şeye pretik zekasıyla çözüm getirmesi, farklı bakış açılarıyla bakması, yaptığı her şeye estetik ya da mantıklı bir şeyler katması, ödevlerindeki sorumluluk duygusu, adaletli davranışları, doğru olanı yapmaktaki ısrarı, eski inadını akılcı çözümleri ile kendi kendine yenmesi ve öğle tatillerinde oynamak için her gün okula satranç çantasını taşıması, diğer sınıf arkadaşlarına da bu konuda örnek olması beni sınavlardan getirdiği yanlışsız sonuçlar kadar mutlu ediyor.
Öğretmeni onunla gurur duyduğunu belirten cümleler sarfettikçe dah da mutlu oluyorum.
Her geçen gün söylediği şeylere hayran oluyorum.
Buna rağmen büyük hayallerim var mı?
Yok !
Aman oğlum şu olsun bu olsun demiyorum.
Ünv bitirsin ister pizzacı olsun, ister çocukluk hayalindeki gibi oyuncakçı dükkanı açsın.
Sanatçı, sporcu ya da gezgin olursa ne ala !
Bir ofise tıkılmasın isterim sadece,
aman o pek fena...
Zira hayramlık duyulacak bir zeka bırakmıyor insanda...
Kabul ediyorum, şunun için çok yakışıklı, bunun için Allah için çok güzel bir kadın dediğim zamanlar oldu. Kiminin mutfaktaki yeteneğini övdüm, kiminin kariyeri beni şaşırttı. Zeki ve sanatsal yönleri gelişmiş insanları takdir ettim her zaman.
Ama hayranlık?
Hayır.
Taa ki anne olana kadar.
Ki ben öyle oğluna körü körüne aşık annelerden değilim.
Çirkin olduğu zamanlarda çirkin ama sevimli demeyi bildim. Şimdi yakışıklı dönemlerinde ama bluğ çağı ne gösterir bilmem.
Akıllı uslu durduğu zamanlar kadar zor zamanları da oldu, en çok ben eleştirdim onu yüzüne karşı olmasa da.
Ama gel gör ki zekasına hiç bir zaman söyleyecek şey bulamadım.
Her geçen gün de daha çok hayran oluyorum.
Evde benim çözemediğim her şeye pretik zekasıyla çözüm getirmesi, farklı bakış açılarıyla bakması, yaptığı her şeye estetik ya da mantıklı bir şeyler katması, ödevlerindeki sorumluluk duygusu, adaletli davranışları, doğru olanı yapmaktaki ısrarı, eski inadını akılcı çözümleri ile kendi kendine yenmesi ve öğle tatillerinde oynamak için her gün okula satranç çantasını taşıması, diğer sınıf arkadaşlarına da bu konuda örnek olması beni sınavlardan getirdiği yanlışsız sonuçlar kadar mutlu ediyor.
Öğretmeni onunla gurur duyduğunu belirten cümleler sarfettikçe dah da mutlu oluyorum.
Her geçen gün söylediği şeylere hayran oluyorum.
Buna rağmen büyük hayallerim var mı?
Yok !
Aman oğlum şu olsun bu olsun demiyorum.
Ünv bitirsin ister pizzacı olsun, ister çocukluk hayalindeki gibi oyuncakçı dükkanı açsın.
Sanatçı, sporcu ya da gezgin olursa ne ala !
Bir ofise tıkılmasın isterim sadece,
aman o pek fena...
Zira hayramlık duyulacak bir zeka bırakmıyor insanda...
Aralık 31, 2011
Mutlu yıllar !
Bizim evin yeni yılı karşılayan halleri... Bugünü seviyorum, annemin yemeklerini, eşimin uzaaak işinden gelip her anı dolu dolu geçirme çabasını, Kerem'in gözlerindeki ışıltıyı, evdeki kurabiye kokusunu, o kurabiyeleri oğlumun güzelce süsleme çabasını, aşacımıza her sene eklenen renkli süslerini, cama astığımız ışıl ışıl parlayan yıldızları, eşle dostla erken yılbaşı kutlamalarını, ama yılbaşı gecesini illa ki sevdiklerimizle evde geçirmeyi, o eve o gece gelen çat kapı dostlarını, ya da gelemeyen ama kalbinin bizimle olduğunu söyleyen uzaklardaki sevdiklerimizi anmayı, açılmayı bekleyen hediye paketlerini, şimdi şu satırları yazarken sıcak çikolata içip yarına ya da yarınlara dair umuttan başka hiç bir şey düşünmemeyi ve bu püripak mutlu hisleri veren her şeyi seviyorum.
En kötü günümüz böyle olsun...
Şans olsun, sıhhat olsun, para, aşk, mutlukuk, huzur ve kahkaha olsun...
İstiyorum meleklerim olsun...
En kötü günümüz böyle olsun...
Şans olsun, sıhhat olsun, para, aşk, mutlukuk, huzur ve kahkaha olsun...
İstiyorum meleklerim olsun...
Aralık 05, 2011
Adalet nerede?
Artık bir adalet sistemi istiyorum Türkiye'de !!!
Terör örgütü üyeleri 27 yılla yargılanmıyor, hakkını savunan üniversiteli gençleri suçu ne ki 27 yıl isteniyor?
O çocuklar sadece sokaklarda bağırdılar diye bu kadar yılla anılırken, dün gazetelerde okumuş olabileceğiniz 18 yaşın altındaki ehliyetsi ve içkili genç, ezdiği adam hastahanede can çekişirken serbest bırakılıyor.
ADALET NEREDE???
Terör örgütü üyeleri 27 yılla yargılanmıyor, hakkını savunan üniversiteli gençleri suçu ne ki 27 yıl isteniyor?
O çocuklar sadece sokaklarda bağırdılar diye bu kadar yılla anılırken, dün gazetelerde okumuş olabileceğiniz 18 yaşın altındaki ehliyetsi ve içkili genç, ezdiği adam hastahanede can çekişirken serbest bırakılıyor.
ADALET NEREDE???
Kasım 30, 2011
Toyzz'a bir tebrik de bizden...
Bir alışveriş merkezine gittiğimizde belli markaların vitrinleri nasıl beni mıknatıs gibi çekiyorsa, oğlum için de vazgeçilmez iki yer var.
Pizzacısı ve Toyyz Shop'ı.
İçine giriyor, bıkmadan usanmadan dolaşıyor inceliyor, inceliyor, inceliyor, sonra Hot Wheels'lerin önüne kamp kuruyor. Almadığımız yeni bir ürün varsa, Shrek'teki çizmeli kedi gibi yalvaran gözlerle en yakın kutlanacak günün ( Doğumgünü, yılbaşı, bayram ya da tatil hediyesi gibi ) hediyesini şimdiden alıp alamayacağımızı soruyor.
Ancak malum her haftasonumuzu alışveriş merkezlerinde geçirmediğimizden okulların açık olduğu dönemde bu merakını markanın internet sitesinde gideriyor.
Bizim gibi meraklıları biliyordur ama bilmeyenler için not edelim, site WMA Web ödüllerinden sıradışı Websitesi ödülü almış. Oldukça fazla markanın yer aldığı bu rekabet ortemında renkli ve kolay ulaşılabilir sitenin bu ödülü hak ettiği aşikar. Daha önce web üzerinden yaptığım alışverişlerde her konuda bana yardımcı oldukları ve son zamanlarda sosyal medyayı da doğru kullandıklarını düşünürsek bu habere şaşırmamalı.
Darısı diğerlerinin başına...
Dip sos: Kutu ödüllerinde indirim varmış, meraklılarına duyurulur...
Pizzacısı ve Toyyz Shop'ı.
İçine giriyor, bıkmadan usanmadan dolaşıyor inceliyor, inceliyor, inceliyor, sonra Hot Wheels'lerin önüne kamp kuruyor. Almadığımız yeni bir ürün varsa, Shrek'teki çizmeli kedi gibi yalvaran gözlerle en yakın kutlanacak günün ( Doğumgünü, yılbaşı, bayram ya da tatil hediyesi gibi ) hediyesini şimdiden alıp alamayacağımızı soruyor.
Ancak malum her haftasonumuzu alışveriş merkezlerinde geçirmediğimizden okulların açık olduğu dönemde bu merakını markanın internet sitesinde gideriyor.
Bizim gibi meraklıları biliyordur ama bilmeyenler için not edelim, site WMA Web ödüllerinden sıradışı Websitesi ödülü almış. Oldukça fazla markanın yer aldığı bu rekabet ortemında renkli ve kolay ulaşılabilir sitenin bu ödülü hak ettiği aşikar. Daha önce web üzerinden yaptığım alışverişlerde her konuda bana yardımcı oldukları ve son zamanlarda sosyal medyayı da doğru kullandıklarını düşünürsek bu habere şaşırmamalı.
Darısı diğerlerinin başına...
Dip sos: Kutu ödüllerinde indirim varmış, meraklılarına duyurulur...
Kasım 21, 2011
Hiç bir şey göründüğü gibi değil...
Ben saf.
Siz saf...
Kendimizi akıllı zannediyoruz, belki sizi IQ, benim EQ ortalamanın üzerinde. Belki kimileriniz de kurnaz. Hani bizim milletin çok akıllı dediklerinden.
Ama ne olursa olsun, bildiklerimiz sadece bize anlatılanlar kadar...
Ben misal konu Doktorlar, ilaçlar vb olunca, anlamadığım konu ya, herkese inanırım.
Eminim tekstil bilginiz yoksa, siz de "Organik" diye satılan hemen hemen hiç bir şeyin gerçekte organik olmadığını, hadi diyelim ki organikler, deterjanla makinada yıkadığınız an daha fazla organik olmadıklarını bilmiyorsunuzdur.
Gıda da misal. Cahilizdir. Bu sebeple ne derse inanırız. Aktarları arşınlarız. İçeriklere kanarız. Supermarkettekilerin paketlerine aldanırız. Her nevi aburcuburu mideye indirir, sonra kimyasal adı yazıyor diye içinde bilmemne varmış diyerek karalanmış bir şeyi almayız.
Ama beni ne bunlar ne de benzerlerini bilmiyor olmak rahatsız eder. Beni ülkemde saman altından su yürütülen işler ve bizi ilgilendiren başka ülkeler konusundaki cehaletimiz daha çok rahatsız ediyor.
Aptal gibi hissediyorum kendimi.
Ve insanların tepkisiz kalması, her şeye inanması, kabullenmesi kendimi daha da kötü hissetmeme yol açıyor.
İnsanların uğraştığı saçmalıkları görünce, onların kendilerini benden daha çok aptal yerine koyduklarını görünce, tüm bunları görünce...
Velhasıl gidişatı çok sevimsiz buluyorum.
Çok...
Siz saf...
Kendimizi akıllı zannediyoruz, belki sizi IQ, benim EQ ortalamanın üzerinde. Belki kimileriniz de kurnaz. Hani bizim milletin çok akıllı dediklerinden.
Ama ne olursa olsun, bildiklerimiz sadece bize anlatılanlar kadar...
Ben misal konu Doktorlar, ilaçlar vb olunca, anlamadığım konu ya, herkese inanırım.
Eminim tekstil bilginiz yoksa, siz de "Organik" diye satılan hemen hemen hiç bir şeyin gerçekte organik olmadığını, hadi diyelim ki organikler, deterjanla makinada yıkadığınız an daha fazla organik olmadıklarını bilmiyorsunuzdur.
Gıda da misal. Cahilizdir. Bu sebeple ne derse inanırız. Aktarları arşınlarız. İçeriklere kanarız. Supermarkettekilerin paketlerine aldanırız. Her nevi aburcuburu mideye indirir, sonra kimyasal adı yazıyor diye içinde bilmemne varmış diyerek karalanmış bir şeyi almayız.
Ama beni ne bunlar ne de benzerlerini bilmiyor olmak rahatsız eder. Beni ülkemde saman altından su yürütülen işler ve bizi ilgilendiren başka ülkeler konusundaki cehaletimiz daha çok rahatsız ediyor.
Aptal gibi hissediyorum kendimi.
Ve insanların tepkisiz kalması, her şeye inanması, kabullenmesi kendimi daha da kötü hissetmeme yol açıyor.
İnsanların uğraştığı saçmalıkları görünce, onların kendilerini benden daha çok aptal yerine koyduklarını görünce, tüm bunları görünce...
Velhasıl gidişatı çok sevimsiz buluyorum.
Çok...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











































