Can sıkıcı. Belki de bu sebeple kafamdakileri yazmak istemiyorum. Kafamın içinde hoş konular yok ki kağıda da onlar dökülsün. Neşelenmek için Twitter'da 24 saat mutlu mesut yaşayan, spordan çıkıp film izleyen, oradan yemeğe gidip alışveriş eden, "Dün akşam Plazmada izledim, Blackberry imden de yazmıştım ya, hemen ertesi sabah Jeepimin arkasına alıp attım" diyerek pembe dizi başrollerini canlandıranları izliyorum sessizce. Yok o bile güldürmüyor artık beni. Belki de insanlar bunca rezilliği, cehaleti, ve sefaleti çekerken başka insanların bu umursamaz tavırları, bu kast sisteminde yaşarmışçasına yazdıkları beni kızdırıyor artık. Görgüsüzlük Özal döneminde komikti, artık değil. Belki hayatın pespembe olmadığını öğrendiğimden beri çok fazla şey inandırıcılıktan uzak, ama tatsız bir masal gibi geliyor kulağıma. Belki de ben fazla kırılganım, relax olmalı, bencil olmalı, umursamamalı, arada bir ancak kendimi kötü hissettiğimde ona buna yardım edip vicdan rahatlat...