Ekim 02, 2007

Kırk katır mı kırk satır mı?

American Idol'daki Simon gibiyim bugünlerde. Hani şu bizim çakma diye tabir edilen - Ah ah Serdarcığımın kulakları çınlasın - türden Türk versiyonunda onun rolünü layığıyla, ama biraz da abartarak Armağan yapmıştı ya, işte öyle.

Sebebi şu yeni başladığım sitedeki yazılarım. Onu yazıyorum, bunu yazıyorum, ı ıh olmuyor, beğenmiyorum, baştan yazıyorum. Oysa biliyorum ki benim en iyi yazdığım yazılar afedersiniz kusar gibi ağzımdan dökülen kelimelerle oluyor. Bir şeyi sil baştan yaptın mı o işten hayır gelmiyor.

Bir de başka insanların değinmediği konularda fikrimi yazmak istiyorum ama ne mümkün? Bugünlerde full time yaptığımdan mıdır nedir, annelik dışında anlatacak bir şey çıkmıyor kafamın içinden. Sanki sadece anneyim ben başka bir halt değil.

Asabiyet var mı asabiyet? Şükür, var diyemem. Hele işten ayrıldıktan sonra. Şirketteki son zamanlarımda yeniyetme kızlar gibi sivilceler sarmıştı suratımı. Şimdi sıfır stress. Ama tabii arada beni içimden ona kadar saymaya teşvik eden şeyler olmuyor değil.

Misal, başlıkta yazdıklarımı içimden çok söylediğim anlar oldu geçtiğimiz hafta. Şöyle ki benim birtanecik, canım, aşkım eşim -He he, ben de isim takayım , herkes takıyor, neyim eksik? - geçtiğimiz hafta bana bir itirafta bulundu. Beyefendi, şu bizim imece usulü alıp da yarış kazanamadığı için damızlık yapılan ve şu sıralar bebeğini büyütmekle meşgul bir ev hanımı modunda yaşayan attan dili yanmamış ki, arkadaşlarıyla ortak bir at almış. Yukarıda yazdığım canım cicim sıfatlar içimden geçirdiğim o tatlı kelimeleri gölgelemez inşallah ;)

Atı aldıkları tarih Haziran, bana bunu söylediği tarih eylül. Varın siz düşünün.

Hayır daha önce ilk arabamızı ve evimizi alırken de bana söylemediği için sürprizlere alışkınım aslında ama madem söylemedin hiç söyleme değil mi?

2,5 yıldır blog yazıyorum,işte ben de bugüne bugün, bir gün de ben şikayetçiyim kendilerinden memur bey.

Efendim bana söylemiş çünkü bu at diğeri gibi değilmiş, çok iyiymiş, uzun yarışçıymış, anası babası bilmemkimmiş. Hatta büyükannesi...

Benim büyükannemin adını sor bilmez.

Bir dahaki yıl Gazi koşacakmış, hatta ben gidip kupayı alırmışım, falan filan. Ben Ascot'daki gibi şapkamı takıp çıkacağım ya oraya, afilli afilli...

HA HA HA ! Aklıma geldi, geçtiğimiz sene miydi, sosyetenin bir kaç gülünü yarışa davet etmişlerdi, bizimkiler de İngiliz soyluları gibi dolanmışlardı hipodromda, kalite ! getirmişlerdi at yarışına.

Vitrine ne koyarsanız koyun, biz buyuz kardeşim, biz de yarış bu, yarışçı bu, onlara para kazandıran izleyici de bu.

Herneyse durum budur, bugün evde temizlik var, ve ben artık çalışmadığım için kaçacak yerim de yok, zati artık evin küçük kızı olmadığıma göre kaçmamalı ve başında durmalıyım değil mi? Eskiler temizlikçi gelmeden önce etrafı şöyle bir temizlerlermiş ya, ben de kadının geleceğini öğrendiğim günden beri saldım. Gelmezse vay halime.

Ve son olarak, efenim belki Oscar'a aday seçilemedim şu güne kadar ama kek seçilmişim. Bu ödülü bana sizlerden birisine link verdiğim için layık görmüşler. Hoş link veren herkese vermişler bu ödülü ve dolayısıyla da bağlantıyı ama olsun. Allahım allahım teşekkür listmi de hazırlayamadım.

Ben oraya yorumumu yazdım, güldürdüler beni, Allah da onları güldürsün. Şimdi bu ödülü hak etmediğimi düşünerek buradan kendilerine iade ediyorum, zira o yazıdan daha kek bir yazı da olamaz, afiyet şeker olsun.

20 yorum:

BALDAN TATLI dedi ki...

Adaş biz neli kek oluyoruz yaa? :))

Aslı dedi ki...

Yazdığım yorumda ben de sordum ama ??? :)

Tanya's dedi ki...

Asl�c�m...sen yar�lardan kupa al�rken bende sana cok british olmasa da �eytan �apkam� vereyim hay ilahi yaaa...g�ld�m tabii..

Di�er mevzuya ben kar�m�yorum..enteresan bir haller oluyor san�r�m herkese

Aslı dedi ki...

He he ! At yarışları tarihine geçeriz Tanya, süper fikir o şapka.

Diğer konuda herkes dalga geçiyor eğleniyor, yoruma gerek yok ;)

zeya dedi ki...

Aslı yorumuna çok güldüm.Neli kekiz biz? Hoş ben kek değilim artık börek oldum listeden çıkarak :):)
At yarışına gelince her sene bizim aile adına yapılan at yarışına gideriz ve ben anneme o şapkalardan giymek için yalvarır hatta Mark & Spencer'da türlü şaklabanlıklar yaparım.Sizin at kazansın ben giyip geleceğim hehehehe

Aslı dedi ki...

OOO Zeya hanım, adınıza yarışlar falan, eşim bilir şimdi sorayım ona bir de, birlikte gidelim o yarışlara, bana Tanya şeytan şapkası verecek, nasıl olur? ;)

püstüklü mama dedi ki...

Ben çikolatalı kek değilsem linkimi siler misiniz dedim, sildiler. Hep çikolatalı bir kek olmayı hayal etmiştim, ama yine olamamışım malesef :)

Sebnem'den dedi ki...

Aslıcığım bende düşünür dururum...senelerdir kendimi sana nasıl bu kadar yakın hissediyorum diye??Kek olduğumuzdan mış..Beni de börek Zeya uyardı:)))
Bu arada koca aşmış durumda.Bence yakında garajınızda bir ferrari,Bodrum'da da bir tekneniz olduğunu öğrenirsen şaşırma derim.

Elçince dedi ki...

At nasıl ya bildiğimiz düz at dimi?enterasan adı ne ona oynayalım bari...hehehe

zeya dedi ki...

püsküllü mama senin çikolatalı mesajına bayıldım ben :):)
Aslı sizin at kazansın ben şapkalı geleceğim kocamanda gözlükler takıp pek bir aristokrat olacağım.
Kocanın yatırımına hayran kaldım cidden bu iş kazandırır. Bizim ki Fener berabere kaldı diye yaslarda yatırım sıfır :):)
Hani 3 dilek vardır ya at yat kat sizin 1.cisi olmuş sıra diğerlerinde :):):)

berfin dedi ki...

yahu bu erkek milleti bir kere şaşırtsın bizi değil mi?hazıran daki olaydan eylülde haberin oldu ha:)aslıcım hepsi yanı bunların:))atınız hayırlı olsun tatlım:)

Nihan dedi ki...

Ya ben neyi anlamıyorum biliyor musun Aslı, herkes kendince blog yazıyor, kimse kimseyi okumak zorunda değil ki. Beğenmiyorsan okuma. Neden illa ki taş ve çamur atma, ceza verme, yok link listesinin tamamını kek ilan etme (ama bu ceza çok ağır olmuş Aslı, nasıl kalkacaksın sen bu cezanın altından).
Ben de okuyorum Eda Suner'i ama benim blog'um onun link listesinde yok, bu durumda ben ne oluyorum?

elimkolum dedi ki...

merhabalar aytug sayesinde sitenizle tanıştım gerçi biraz garip bir konu ama hepimizin onlara söyleyecek birkaç lafı oldu ayrıca eskişehirli olmanıza cok sevindim. Aynı şehirde bir blog arkadaşım oldu. Zevkle siteme ekliyorum görüşmek üzere

Aslı dedi ki...

Püstüklüüü, tühhh!

Şebo, haha, bak o zaman kızarım ne işim vardı buraada diye :)

Elçin, oynama daha hiç bişi kazandığı yok ama kazanacak gibi olursa derim size tek geçin diye ;)

Zeya, evet ya istikrarlıyız, şapkanızla da bekleriz efem...

Berfin, aynen öle, enterasan bir cins. At değil, erkekler :)))

Nihan, hmm sormak lazım, ne oluyorsun diye, işin uzmanı onlar şekerim :P

Elimkolum, yanluş Aslı, yada yanlış bilgi ama olsun hıoş geldiiin !:)

Tijen dedi ki...

Aslı cin komşum,
Sana mutlu yıllar dilebildim mi bilmiyorum. Geçmişi taramak yerine nice mutlu yıllara diyeyim...

Aslı dedi ki...

Tijen, çok çok çok teşekkür ederim :)

denizanasi dedi ki...

bak kupayı kazandığınız zaman mutlaka haber ver. biz de kutlayalım :)hatta şapkalarımızı alıp veliefendiye gelelim tebrik etmeye :)

www.edasuner.com dedi ki...

Aslıcım yorumumu görmedin mi?

Aslı dedi ki...

Denizanası, öyle bir şey olsa şenlik yaparız zaten :)))

Eda, aldım ama onlara cvp hakkı vermek istemediğimden yayınladım, bence sen de boşver. Neler gördüm bloglarda. Böyle şeyler geçici oluyor, dalganı geç, bloglar baki kalıyor :)

ebrucuk dedi ki...

3. dileğini pek sevdim zaten yapmayı en sevdiğim şeylerden biridir hayal kurmak :)) Ama her seferde bir önceden farklı hayaller kurduğum için olsa gerek istikrarsızlıktan hayallerime kavuşamadım bir türlü :))

PS: sanırım bunda sonra yorum sorunum bırakma sornum kalmayacak çünkü ben de geçtim blogspota :))

Daha sayfam inşaatı bitmeden açılmış alışveriş merkezleri gibi olsa da faaliyet başladı :))

öptümm