Aralık 12, 2007

Benim kavgam kendimle...

Saçlarımı kestirdim dün. Artık kulak hizasındalar. Bir de kahküllerim var, oldu mu sana Leon'daki Mathilda'nın 33 yaşına gelmiş hali?

Bu aralar mutfağa merak saldım ya, kilo da mı aldım ne? Bir kilo bir kilodur, bahara yine detokslanırım diyerek kendimi sıkmıyorum ama umuyorum annemin dediği gibi yıllar geçtikçe daha kolay kilo almam.

Bavulumuzu hazırladım. İstikamet İzmir. Sonra bir kaç gün Pamukkale. Yılbaşının ardından bir kaç gün Antalya görünüyor ama olur mu bilmem. Nitekim benim gibi 6 yıllık kalkınma planı ve 6 aylık ajandası o günden belli olan bir insan bile çocuklu yaşama geçişte plansız programsız yaşamayı öğrendi ya, hayat artık "Ya nasip" lerle geçiyor. Hatta "Kısmetse olur " da diyebilirim her şeye. "Hayırlısı" nasıl ? Her şeyi kadere bırakmış durumdayım şu günlerde. Evet çekinmeyin söyleyin, ben de kendime şaşıyorum.

Kafamda bin tane hikaye var ama ben ekrana bakıyorum, o da bana bakıyor. Anlaşılan bu aralar şimdikilerin tabiri ile "Kal geldi bana." Olsun ben benim gün gelip de yazabilme ihtimalimi seviyorum.

Geçen gün bilmemkaçıncı kere "Frida" yı izledim. Bu kadınların hikayelerini okudukça veya izledikçe kendimi kötü hissediyorum. Sorguluyorum. Biz bu hayata ne verebiliyoruz? Ne kazandırıyoruz? Giderken ne bırakabiliyoruz?

Bir şey bırakmak istiyorum benden geriye. Çok şey mi istiyorum. Evet ama neden olmasın?

Züğürt tesellisi olsun, bir oğul bırakırım inşallah geride, belki içinde binlerce fikir ve kelime çorbası olan bir ihtimal kimsenin işine yaramayacak bir blog, insanların beni hatırladıklarında yüzlerinde bir gülümseme. Bırakabilir miyim gerçekten de bir gülümseme? Al işte sorgulayacak bir şey daha çıkardım kendime.

Yakın zamanda taşıacağız. Bir kaç aya kalmaz belki. Belki de bahara. Giderken her arkadaşıma birer çiçeğimi bırakacağım. Bakalım kim daha iyi bakacak çiçeklerime. Kim büyütecek? Kim sevecek?

Kitaplarıma kıyamam. Onları saklayacağım. Bir de tablolarımı. Geri kalan herşey bir daha alınır, eskisinler. Bir kaç sevdiğim şeyi almalıyım yanıma. Orada kendimi evimde hissettirecek şeyler. Bir kaç çerçeve, bir küçük takı toka kutusu, sevdiğim bir kaç kupa.

Tablo demişken, tekrar resim yapmaya karar verdim. Kulağa komik geliyor bunu söylemek. Sanki matah şeyler yapmışım zamanında. Yapmadım ama yapacağım. Belki hikayelerimi yazarken olduğu gibi tıkanıp kalmam.

Oğluşumun ateşi düştü.Düne göre... Daha iyi.

Çirkin bir tabir olacaksa kusuruma bakmayın ama zaman zaman nasıl kusar gibi yazıyorsam, öyle dökülüyorsa kelimeler kafamdan tuşlara, şu günlerde de bu konuda bir kabızlık çeken bendenizden haberler budur efenim.

Sürç-i lisan ettiysek affola...


6 yorum:

Tanya's dedi ki...

Ahh Aslıcım..gecen seferde kestirdim saclarımı demiştin..şaşırmıştım görünce..merak ediyorum..

Taşınma işini keyifli hale getir..alabildiğin kadar kutu magnet seni evde hissettirecek ne varsa al götür..

Oğlana cok sevindim..bu arada ben hiç unutmam..daha işimiz var senle.

Elçince dedi ki...

ne güzel taşınıyor olman valla bak benimde taşınasım var yeni hayata geçiş istediğim var,oğluna sevindim...

Geveze Kalem dedi ki...

Sevgili Aslı, bir süredir benim de kelimelerime -35'ine yaklaşan yaşımın etkisiyle olacak- kazanımlarım, kaybettiklerim bulaşmıştı. Bahsettiğin o 'züğürt tesellisi' ise gerçekten bu dönemimde en büyük 'tesellim' oldu. Hatta ilginçtir bir süredir resme başlamayı düşünürken, önce -çok da iyi tabir ettiğin gibi- kelimeleri 'kusarak' ve ardından resme yeniden başlayarak kendimi kazanımların ortasında görmeye çalıştım. Sürecim hâlâ devam ediyor.
Ama sevgili mavilimon Ayşegül'ün bu dönemlerime dair, '...yapacak daha pek çok şeyim olduğunu ama daha hiç bir şeyi halledemediğimi düşünerek geçen sıkıntılı zamanlardan sonra benim için sihirli olan o 40 yaş geldi ve her şey adeta yeniden başladı...' teselli cümleleri üzerine, doğal bir süreç olduğunu keyifle kabul edip, üzerinde durmamaya çalıştım.
Belki birilerini daha seninle aynı süreçten geçiyor olduğunu bilmek iyi gelebilir diye yazdım bunları.:)
Oğlunu durmuna sevindim. Umarım iyi bir tatil geçirirsiniz.
Sevgiler...

nym dedi ki...

Sihhatler olsun:) Ben de tam dedigin saclari uuppuuzun bir sure kullandim severek, eminim sana da yakismistir.. Tasinma isi ise zor ama baska bir sehir yeni umutlar, yeni bir ev, eminim hepsi cok guzel olacak..:))Tadini cikarmaya bak..Oglun icin de cok gecmis olsun..

loungetime dedi ki...

Aslı'cığım, oğluşuna çok geçmiş olsun. Benim kide sürekli hastalandığı için seni iyi anlıyorum.

Bunalım gördüm seni. Bak ne güzel bir tatile çıkmak üzeresin. Hem İzmir gibisi var mı? İzmire gitme fikri bile yeterken, sen antalya , panukkale diyorsun süper vallahi.

Aslı Cin dedi ki...

Tanya, evet magnet iyi fikir. Ve saçlarımda ciddiyim, hala seninkilerle yarışamaz kısalıkta ama :)

Elçin, evet en güzel yanı da bu. ;)

Gevezekalem, kesinlikle çok yardımcı oldu, teşekkür ederim. İyi bir tatil sonrası kafamı toplayacağıma inanıyorum ben de.

Nym, teşekkür ederim, bizimkisi başka bir ülke olacak, bu korkutuyor belki de :)

Loungetime, seninle bu yazışmaları 6 ay önce de yapıyorduk hatırlar mısın? İyileşsinler de sonunda :) Ah İzmir...