Ocak 29, 2008

Parmakların grevi bitiyor gibi...

Greve giren parmaklarım, konu ağzının tadı olunca pekala ortaya çıkabiliyormuş marifetlerini göstermek için.

Tavuk butları haşlayıp, suyuna şehriye çorbası yapıp, tavukları küçük küçük parçalayıp, onları da mercimekli bulgur pilavının üzerine dizip, mutfaktan çıkmadan bir de ayva tatlısı koyabiliyormuş ocağa.

Grevleri ses getirmez sanıyordum ama arkadaşların telefonlarına gelen mail ve yorumlara bakılırsa bu grev biraz havaya sokacak gibi onları.

Hem ne greviyse bu.

Anlaştık kendileriyle. Uzun saatler boyunca bilgisayarın başına oturup zorlamayacağım onları yazmaları için. Ama belli bir zaman ayıracaklar her gün, o zaman da yazmadan duramayacaklar. Soğuk havalarda kremsiz çıkmayacakmışım dışarı, hiç bakmıyormuşum kendime, herkes oje sürüyormuş falan, onlar niçin bir çocuğun eli gibilermiş. Bir de tektaş istedi namussuzlar ama yok artık dedim, siz yazın hele bir, hayat bu, tek taşımızı da kendimiz alırız belki.

Durum budur, yazarım yine, mesaileri başlasın hele...

4 yorum:

Elçince dedi ki...

aslıcinim yaz kardeş yaz valla bendeniz alışkınım size çok tiryakiniz oldum,ellerinizede söleyin hem krem hem tek taş fazla olmadımı?:)

Tanya's dedi ki...

Oh çok şükür..mutabakata varmanıza sevindim canım Aslım..gerekirse alıcaz artık toplaşıp bir tek taş seninkilere hehe..bitsin canım bu eylem.

Hayatta Giderken dedi ki...

Oleeeeyyyyyy şükür bitti bu grev, ya da grev benzeri durum. Aslında insan her zman yazmak istemiyor doğal olarak, bazen öyle konular oluyor ki yazarken parmakalrım düşünce hızıma zor yetişiyor, bazen de ille de yazmak istiyorum ama gel gör ki kelimler toplaşıp cümle kuramıyorlar bir türlü... sen yazmak istediğin her zaman yaz, ben takipçin olarak buradayım :)

Aslı Cin dedi ki...

Elçin, bence de fazla oldu :)))

Tanya, iyi fikir bak bu, haha !

Hayatta giderken,teşekkür ederim, ne de güzel anlatmışsın durumu :)