Şubat 14, 2008

Bir gün daha...

Sevgililer gününe, hastalıktan dolayı bir türlü toparlayamadığım evi şöyle bir toparlamış, hatta temizlemiş, yemek hazırlamış, ütüleri bitirmiş, kaç gündür yıkayamadığım oğulla banyoyu su içinde bırakmış olmanın ve orayı daha sonra adam etmenin verdiği anlamsız bir huzurla, yorgunluktan koltuğa devrilmiş olarak girdim.

Huzuru ufacık şeylerde bulabiliyordum zaten, iyice abarttım bu günlerde sahip olduğum ruh hali ile.

Elif Şafak'ın içindeki küçük kadınlar herkesin içinde olduğu gibi benim içimde de yaşıyor. Şu sıralar Hırs Nefs hanımın öldüğüne yemin edebilirim. Can Derviş hanımım daha ziyade.

Sevgililer günü benim için hiç bir zaman anlamsız olmadı, tüketim için yaratıldığını düşünerek aşağılamadım bu günü, deliye her gün bayram değil mi, her özel gün gibi onu da çok sevdim. İlle de bir şey almaya gerek yok. Berbat görünen ve şekli kalbe benzeyen, elceğizimle yaptığım bir pasta da gülümsetiyor sevdiğimi.

Ama bu gün sevgilim yanımda değil. 53 gündür ayrıyız. Ayrı ülkelerde. Uzakta. Çoook uzakta o.
İnsan zor zamanlarda sevdiklerine daha da ihtiyaç duyuyor. Neyse ki az kaldı, bir kaç günlüğüne de olsa, yakındır gelmesi inşallah.

İnşallahla maşallaha kaldı halimiz...

Günün ilk dakikalarına bir elimde çikolata bir elimde sıcak sütle girdim, yorgun argın uzanarak koltuğa. Sabah uyandığında sürpriz olsun diye mesaj yazdım. Tesellim şu ki, burada diğer sevdiceğim var, burnu tıkalı horluyor yatağımızda, gece sütünü vereceğim birazdan. O ise yalnız şimdi.

Yani öyle sanıyorum :)

Dün, aslında insanın kimseyi ama hiç kimseyi sevmemesi gerektiğini düşünüyordum. Çünkü birini sevmek, o insan için yeri gelince acı çekmeye sebep oluyor. Ne kadar çok insanı seversen, o kadar açıksın acı çekmeye. Sevmesem bu kadar üzülür müydüm hastalıklara, sevmesem bu kadar ağlar mıyım kayıplara, ya da bu kadar özler mi insan uzaktakileri?

Ama elde değil işte, seviyoruz birilerini illa ki, daha çok insanı sevdikçe kalbimiz büyüyor, büyüdükçe daha çok insanı içine alıyor, ve umarım daha da büyüdükçe acılara dayanacak kadar güçleniyordur.

Tüm "sevgili" lerin günü ve sevgilim senin günün, çok mutlu olsun...

5 yorum:

Çocuk gibi dedi ki...

Sevmek güzel şey be Aslı :)

İnsan kayıplarla, hastalıklarla, aslında o insanı ne kadar sevdiğini fark ediyor, silkiniyor, kendine geliyor.

İlişkiler farklı anlamlar taşımaya başlıyor. Sen bundan 2 ay önce kardeşini bu kadar sevdiğinin farkında mıydın yada o bu kadar sevildiğinin !!!!!

Ayrılıklar ve hastalıklar dozunda olursa güzel oluyor :)

Sen şimdi oğluşunu al git, kendine güzel bir sevgililer günü hediyesi al. Belki oğluşunun bile alacakları vardır !!!!!!

Sevgililer günün kutlu olsun :)

fikriminincegülü dedi ki...

Ne kadar çok insanı seversen o kadar çok acı çekmeye açık oluyorsun çok doğru. Ya sevmeden yaşamak. O daha büyük acı değil mi sanki. Soğuk bir taş gibi, ya da bir tutam ot gibi.:( Allah sevdiklerin için hep mutlu olduğun günler göstersin Aslı'cığım. Umarım hiç bir sevdiğin için yüreğin acımaz bundan sonra.:)

Aslı Cin dedi ki...

İnşallah...

Tabii sevmemek mümkün değil, yan etkileri olsa da ;)

karamelize dedi ki...

ben de sevin hem de cok sevin diyorum son yazımda... fikriminincegülü nün de dediği gibi, sevgisizlik beni sevdiklerinden sebep acıdan çok daha fazla korkutuyor...
şimdi tabi sen aslında o kadar kırılgansın ki çok sevdiğin birinin hastalık haberinden dolayı, dünyanın düzeni değişse de sevmeler olmasa diyebiliyorsun..ama biliyomusun ki, kardeşin çok ama çok iyi olacak ve onu sizin sevginiz iyileştirecek, acı veren de sevgi, hayat veren de o olacak...

Aslı Cin dedi ki...

Karamelize, yok sevgisiz olmaz tabii. Ama insan bir an düşünüyor, sevmesek acı da çekmeliyiz değil mi diye. İkisi ne kadar farklı ve aynı zamanda ne kadar yakın. Tuhaf...