Şubat 18, 2008

Bizden haberler

- Anne kim gelmiş?
- Aaa Kerem bak çiçek gelmiş babadan ! Senin köşene koyalım. Güzel mi?
- Hayıy, hiç de güzel değil.
.
* Deli gibi yiyorum bu günlerde. Çöp tenekesi gibiyim. Bahanem hazır, kendime çok iyi bakmalıyım çünkü hastalanırsam bana bakacak kimsem yok. Oğluşla başbaşayız nihayetinde. Dostlar, gerçekten dost olanlar var neyse ki, her an arayıp soran. İşim düşmese de onlara, düşünüldüğümü bilmek bile yeter.
.
* Hala çalışıyor olmam zaten mümkün değilmiş. Sebep bir: Kerem Allaha şükür, her ne kadar eskisi gibi hastalanmasa da, çıkan her virüs ve bakteriyi ıskalamadan yakalıyor ki bunlar bu aralar daha çok mide bağırsaklara yerleşiyorlar. Dolayısı ile bazen ishal, bazen iştahsızlık ve bu günlerde sıkça yaşadığımız kusma çıkıyor ortaya. 3 gündür evde başbaşa bunları çekiyoruz. İşe gidebilmem mümkün değil. Sebep iki: Benim eşsiz ve annesiz şu günlerimde Kerem'i paslayacak kimsemin olmaması. Misal bu hafta fuarda Paris'te olacaktım çalışsaydım, eee Kerem'i de götürürdüm artık.
.
* Bu arada taşınacağımız yerde evi tuttu, sevgiliden eşe, son günlerde eşten sevgiliye teşrif eden beyefendi. Çok düşündük şehrin uzağına, sahile, beyaz kuma, turkuaz denize taşınmayı. Zaten şehir merkezlerinde oturmayalı yıllar olmuş, kıyısına köşesine kaçmadan nefes alamıyoruz. Gel gör ki sadece kum ve deniz uğruna bir çok şeyi zorlaştırmak işimize gelmedi. Sebep bir: Oğluş okula, belki ben de tekrar okursam okuluma her gün 1 yada 1,5 saat gidecektik. Bir de geri dönmesi? Sebep iki: Ben kendimi hastanelere o kadar uzakta iyi hissedemezdim. Acil durumlarda ne olacaktı? Sebep üç de yadsınamaz. Şehir dışında internet bağlantıları bol problemli oluyormuş. Ben ne yaparım netsiz? Velhasıl, bulabildiği en iyi eşyalı daireyi tutmuş istediğimiz semtte. Son kat dublex olması avantaj, ne kimse tepinir tepemizde, ne de oğluş üstte tepinirse, altta bizden başka birini rahatsız edebilir.
.

Kar topu nasıl yapılıyordu?

.* Kardeşime paket hazırlığına kar darbesi geldi. Zaten daha forma işini halledemedim, etrafa haber veremedim ki. Yollar kapandı, mahsur kaldık, ara sıra da elektriksiz. Kerem'e pek garip geldi evde elektrik olmaması. Zamane çocukları yokluğu bilmiyor gerekten de. Keşke hiç bir çocuk bilmese. Kerem bu seneye kadar karı bilmiyordu, biliyordu da bu kadar zevkli olduğunu tahmin edemezdi herhalde. Bugün sıkıca giydi kar tulumunu, yuvarlandık karlarda beraber, kar topu yapmayı öğrenmeye çalıştı, hala beceremiyor ama azimliyiz. Kaymayı da öğrenecek.

Tahtıravalliler nerede?.

* Bu arada kardeşim iyi. Sesi iyi geliyor en azından. İyi olacak...

* Kardeşini seç kampanyasındaki kardeşim de iyiymiş. Oks ye hazırlanıyor, koca bir kitap gönderdim karne hediyesinin yanısıra. Bir kurstan sınava girip burs kazanmış, karne süper, daha ne olsun? Onu üniversiteden mezun görebilecek miyim acaba?

.

Elektrik mavi boyundan bağlanacak, girik kol, yandan fiyonklu. Sarı saten yine boyundan balanacak ama bu sefer sarı kurdelalı zincirle. Moru o lastikli fırfır askılar birleştirecek.

* Kafamı dağımak için tek yaptığım yemek değil elbette. İlle de bir şeyler bulmalıyım. Okuyorum, yazıyorum, film izliyorum bol bol, niçin bilmem gerilim filmleri favorim bu aralar, belki de hayatta korkacak şeyim çoğaldıkça korku filmlerindeki konuların, canavar ve yaratıkların saçmalıklarını daha iyi anladığımdandır. En çok da kumaşlarla uğraşıyorum. Koca dolap dolusu kumaş biriktirmişim. Bir de evinde dikiş yapan prova terzisi önermişti arkadaşlar. Bana kalan aksesuar araştırmak ve tasarlamak oluyor. Hem giyebileceğim kadar sade bir şey olsun, hem de zevkime göre farklı. Terziden çıkan kıyafetleri işte bu sebeple seviyorum. Ondan şu dünyada sadece ben de var! Aksesuarlar yapıyorum, atkılar örüyorum, modeller araştırıyorum. Hem de işimden uzak kalmamış oluyorum...
.

Siyah beyazın modası geçmiyor hiç. Örgü kumaş ve satenin de. Her biri birbirinden çok farklı olacak, ama sanırım şu desenli 50 lerin elbisesi en az giyilen ama en çok sevilenlerden biri olarak kalacak.
.

* Akıllıbebek için ilk röportajımı yaptım. Gezi ve moda bölümlerine ilave olarak kitap bölümü de yapalım diyor Banu. Aile büyüyor.

*İbeking'in bir yazısı ve ben de dahil olmak üzere bir çok insanın o yzıya yazdığı yorum bizlerden izinsiz kopyalanıp, bir blogda altına o kişinin yorumu da eklenerek yayınlanmış. Tu kaka olduk yani, kutuplaşma yok derler bir de. İzinsiz alınmış olması ayrı yanlış ya, yazdım bunun hoş olmadığına dair bir şeyler cevaben, yayınlandı mı, cevap verildi mi bilmem, okuyup da boşuna sinirlenmeyeceğim. Anlayana artık. Bu arada İbek de iyice bir cevaplamış hani...

* Beklemiyordum, sevgililer gününde kilometrelerce öteden çiçekler geldi neyse ki Şfk 10

10 yorum:

Elçince dedi ki...

Çiçek güzelmişşşş,karın keyfini bizde çıkardık(bkn elçinceye):))
KARDEŞİNİN iyi olmasına çok sevidim gerçektende.
akıllıbebek ne ben kaçırmışım nasıl yani?

Aslı Cin dedi ki...

Elçin, okudum kar maceranızı, tam bir macera olmuş doğrusu, ben karda çıkmaya korkuyorum yola, park yerinden en son bizim araba çıkacak sanırım. Akıllıbebek bir süredir yazdığım site. Yukarıdaki fotoğrafın orada "Harikalar diyarından" görebilirsin:)

Çocuk gibi dedi ki...

:)

Tanya's dedi ki...

Özlemişim yazıları..seni ..kerem'i..sevgiliyi..kar yağmasını..ne güzel çicek gelmiş..ne güzel ev oluyor..herşey yolunda..röportajı okuyacağım.. az kalmış:)

Hayatta Giderken dedi ki...

kerem gibi benim oğlum da bu sene karla ilk kez tanıştı, hatta bu hafta sonu bloga da yazdım kardan adam yapmak için hazırladığı malzemelere baktım da yılların kardam adamcısı gibiydi. Her detayı düşünmüş. Kumaşlarını çok beğendim, ne güzel... Ben bir şeyi diktirmektenmse hazır almaktan yana olanlardanım. Çünkü istediğim gibi olmayabiliyor ya da her detayı düşünmek gerektiğnden sonradan aa şunu unutmuşum diyorum oysa hazır giyimde bu sorunlar yok, ama yaratıcılığını konuşturacaksan o ayrı :))) Bu konuda kocaman bir bravo sana..
Eşinin sevgiliye terfi olması süper bir şey..bak taa nerelerden gül de göndermiş. bir de çatı katlardaki dubleks dairleri çok severim, ikinci katta manzaralı bir penceren de varsa değme keyfine...

Aslı Cin dedi ki...

Çocuk gibi, hepimizin gülümsemeye ihtiyacı var :)

Tanya, ben de seni özlemişim.

Hayatta giderken. Herkes karın tadını çıkarabilmiş anlaşılan :) Tabii bizim göremediğimiz zorlukları da var ama ne yazık ki hayat da öyle değil mi? Kimine güzel gelen şeyler kimilerine acı verebiliyor. Neyse,hazır giyimin pabucu dama atılmaz ama arada bir kendin için tasarlamak da iyi oluyor tabii. Güllere ben de şaşırdım, ve eve de, aklımızda yoktu ama sanırım manzara falan yok. İstediğimiz semt denize uzak, zaten ondan dolayı da istiyoruz ya, uzak yani sakin :)

zeya dedi ki...

Günlerini güzeleştiriyorsun sen aferin valla :):) Şu terzi işini bende yapardım eskiden evdeki kumaşlara bir dalayım. Aferin sevgiline çiçeği oradan da olsa unutmamış.Şafak'a kadar günlerin su gibi aksın :)

Adsız dedi ki...

sizden haberler çok güzel sevgili aslı....daha güzel günleriniz de olacak inşallah...ebruya da soruyorum seni buluştukça..yeni eviniz hayırlı olsun..mutluklar taşsın hep...
sevgiyle kalman dileğiyle
nurdan

Toplu İğne dedi ki...

aslı kısss,
çenen mi düştü senin? :))) oku oku bitmedi,ama helal daldan dala bi insan bu kadar mı güzel anlatır, detaylandırır hayatı... ağzına sağlık canım benim.

Adsız dedi ki...

aslı selaim, formayı istediğim arkadaşım yurt dışında:( gelince ilgilenecek:(

sevgiler,
aslihan