Haziran 12, 2008

İstiğfar et şekerim yoksa ben istifra edeceğim...

Geçen gece Star haberde Prof. Öztürk ilginç açıklamalar yaptı. Doğrusu kuşkulandığım konuları bir profesörden duymak iyi oldu. Türbanın aslında müslümanlığın gerektirdiği baş örtüsü ile alakası olmadığını, tam tersine bir rahibe kıyafeti olduğunu, bu tip şekillerin va akımların, ve tabii şu geçtiğimiz günlerde ortaya çıkıp adeta keşke sömürge olsaydık diyen kızcağız gibilerinin bir takım ülkelerin modernize edilmiş haçlı seferi olarak yorumladı. Doğru veya yanlış, ben gerçeklik payı görüyorum. İşte o sebeple her defasında konu türban olunca bunun inançla değil, siyasetle ve hesaplaşmalarla alakalı olduğunu anlatmaya çalıştım. Başını kapatmak isteyen kapatır ama niçin hiç bir müslüman ülkenin kapatmadığı şekilde?

Şükür hiç bir zaman Allah'la arama kimseyi sokmadım, tarikatlara girmedim, kendimi şekillere sokmadım, ve hiç bir zaman o kızın ekranlara çıkıp söylediği gibi atalarıma ve tarihime küfretmedim.

Kız Ata'yı değil Humeyni amcasını seviyormuş. Kimseyi zorla sevdirecek halimiz yok, çok sevdiğin ülke orada, gayrimüslim dolu dünyanın bir ucundaki ülkeye gideceğine İran'a gitseydin madem. Sömürge olsaymışız, hiç olmazsa özgürce yaşarlarmış. Şimdi ben kazık kadar olmuş kıza sömürge ülkelerinin halini mi anlatayım. Bu ne cehalettir, ne talihsiz ve çocukça bir açıklamadır?

Vakti zamanında bizi sömürge yapamayanlar, dedelerimizi yenemeyenler, Ata'ya söz geçiremeyenler şimdi başını rahibe modeli kapattıkları kızların ağzından sömürge aşklarını haykırtıyorlar, ve acısı bizim son derece saf insanlarımız bunun inanç özgürlüğü adına yapıldığını sanıyor.

Kimin için çalışıyor, ne demeye getiriyor, amaç ne aşikar ama bunu bile anlayamayacak, bunu bile savunacak, ve dahası bu fena halde işine gelecek insanlar olacaktır görürsünüz.

Hiç ama hiç utanmadan...

Yılmaz Özdil'in bugünkü yazısı, link verilecek değil, tokat atılmışçasına okunacak bir yazı. Buyrun:

"Hum....’yi seviyorum.

Ata....’ü sevmiyorum.

Maraş’ta Fransız askerleri Nene Hatun’un başörtüsüne uzandı. Sütçü İmam ilk ateşi açtı, böylelikle Kurtuluş Savaşı başladı. O dönemin sosyolojik yapısını incelerseniz, cephedeki insanlar hep Müslüman... Atatürk olmasaydı, İngilizler olsaydı, haklarım daha geniş olacaktı."

*

Böyle dedi.

*

"Türbanlı böyle dedi" demiyorum; çünkü bütün türbanlılar böyle düşünmediği gibi, böyle düşünen türbansızlar da var.

Demem şu...

*

Nene Hatun, Maraşlı değil.

Erzurumlu.

Savaştığı düşman, Fransız değil.

Rus.

Rus başörtüsüne saldırmadı.

Aziziye Tabyası’na saldırdı.

Milli mücadelenin mangal yürekli evladıdır ama, milli mücadelenin ilk kurşununu Sütçü İmam sıkmadı.

Hasan Tahsin sıktı.

Maraş’ta değil, İzmir’de.

Takvime bak.. Hasan Tahsin’in tetiğe basmasıyla, Sütçü İmam’ın tetiğe basması arasında 6 ay var...

Sütçü İmam, Fransız vurmadı.

Ermeni vurdu.

Maraş’ta düşmana ilk müdahaleyi yapan da, aslında Sütçü İmam değil.

Çakmakçı Sait.

Silahı yoktu.

Yumruğuyla saldırdı.

Şehit oldu.

Maraş’ı önce kim işgal etti?

Arkadaşın İngilteresi!

Kim sesini çıkarmadı?

Arkadaşın padişah efendisi!

Kim kurtardı?

Arkadaşa daha geniş haklar tanıyacak olan İngilizlerin gemisiyle kaçan padişah efendinin idam etmek için arattığı Atatürk!

*

O dönemin sosyolojik yapısını incelerseniz, cephedeki insanların hep Müslüman olmadığını da görürsünüz...

Bizzat Ordinaryüs Profesör Mazhar Osman’ın ağlayarak okuduğu "şehit listesi"ne göre, bu toprakları İngilizler işgal etmesin diye savaşan, can veren İstanbullu hekimler arasında, 140 Türk, 32 Ermeni, 25 Rum, 18 Yahudi var.

Ve, dikkatinizi çekerim, hepsine birden "şehit" demişler... Çünkü şehitlik kavramı, "o dönemin sosyolojik yapısı"na göre, dinle alakalı değil, yurtseverlikle alakalı.

*

Uzatmayayım.

Tehlike ne İran’dır, ne İngiltere...

Kara cehalettir.

14 yorum:

ERDIL dedi ki...

Aci gercek o kizlar Ünüversite II.nci sinifa nasil gelmisler ?
Din Özgürlügünü savunan o kisi
7 yil icinde o kaldigi özgür ülkede niye tamamliyamamis.
32.nci günde rektörlere sizden hesap soracagiz diyen gurubun icinde yer almamismiydi !!!
Aci gercek:
Birilerinin masalari olmak,
Akillari sira üzüm yemek yerine
bagciyi dövmek.

Kirpikteki Gözyaşı dedi ki...

Fazla söze ne gerek! Cahillikten öte birşey yok! Hem tarihini bilme! Hem de konuş! Yazık!...

Aslı Cin dedi ki...

Erdil bey, soğuk savaş dedikleri bu değil mi? Ülkeyi içten içe parçalamak, bölmek ve yok etmek. Buna maşa olmak, bunlara alet olmak gün gelip de akıl başa gelince ne ağır bir yük olur kim bilir?

Kirpikteki gözyağı, zaten aslında söylenecek fazla bir şey yok. Cahil insan kolayca kandırılır. O kızlara değil, onları eğitimsiz ve aklısız bırakan ana babalara kızmak lazım belki de.

Şebooo, Rtük'e uğradı şekerim senin yorum, yayınlamayayım onu, seni çok seviyorum :)

Salincakta Iki Kisi dedi ki...

Ingiliz somurgesi olunca ozgur olacagini zanneden insanin sozlerini hayretler icin okudum gazetede.. ortaokul duzeyinde bir cocuk bile somurge ve ozgurluk kelimelerinin yanyana duramayacagini bilir-

Bana en cok dokunanda ne oldu biliyormusun Asli'cim...bir insan nasil olurda bir bez parcasini vatan topragindan, bagimsizliktan ve onurlu bir yasamdan ustun tutar-anlayamiyorum, anlamakta istemiyorum-

Adsız dedi ki...

ortunme ile alakali belli ve kesin ayetler Kur'an-i Kerim'de oldugu halde,ortunmenin ve turbanin muslumanlikla alakasi olmadigini bir profesor nasil soylebiliyor anlamis degilim.her insanin sacmalama potansiyeli olduguna gore dogal mi karsilamam gerekiyor bilemiyorum.

Asortik Krep dedi ki...

SIYASETLE ILGILENMEYEN AYDINLARI BEKLEYEN SONUÇ, CAHILLER TARAFINDAN YÖNETILMEYE RAZI OLMAKTIR...

"Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden, içerideki cephenin suskunluğudur" Mustafa Kemal Atatürk

Aslı Cin dedi ki...

Banu, evet işte bunu anlayabilmek mümkün değil.

İsimsiz arkadaşım yazdıklarını okuduktan sonra son yazdığına ben de katılıyorum :) Çünkü belli ki yazdıklarımı önyargı örtünü kaldırmadan okumuşsun ki anlamamışsın. Hoca örtünmeden değil türbandan bahsediyor. Bilmem herhangi bir Arap ülkesine gittiniz mi? Ben gittim. Diğer arap ülkeleri ile ilgili okudum araştırdım burada bilmeden konuşmuyorum. Türban hiç bir müslüman ülkede yok ! Baş örütleri var ama türban yooook ! Türban Hristiyan kadınların taktığı, adı Fransızcadan gelen bir kelime zaten. Bu arada ben de kitabımızı okudum, ve orada örtünmekten kastın saç olduğundan pek de emin değilim. Yine de İnşallah bir gün orjinal Arapçasını okuyup anlayabilirim.

Asortik, ne güzel sözler bunlar. Durup durup okudum ama inemli olan benim değil bunu anlayamayanların dönüp tekrar tekrar okuması.

loungetime dedi ki...

Süperdi. Teşekkürler.

zeya dedi ki...

Ne güzel söylemişsin aslı gideceğine dünyanın bir ucuna sığındaydı çok sevdiği ülkeye.

Hani bir ara bir şiir geziyordu internette nedense bu kızın sözleri bana onu hatırlattı.

...İşgaldeki hali sakın unutma
Atatürk’e dil uzatman gereksiz
Sen anandan yine doğardın amma
Baban kim olurdu bilemezdin ...

Adsız dedi ki...

daha once arap ulkelerinde bulundum.bu nedenle,oradaki ortunmeyi de biliyorum.turkiye'dekilerden daha da guzel ortunuyorlar ama eger ayni sekilde ortunselerdi turkiye'deki kizlar hemen adi degisirdi.nasil basortusunun adini turban koydular ise ona da bir kulp bulunurdu.

Adsız dedi ki...

bir de ben size karsi bir sey demedigim ve fikirlerinize de katilmadigim halde,size sacmaliyorsunuz demedim.ama siz hemen bana karsi ithamlarda bulunabiliyorsunuz.

Aslı Cin dedi ki...

Loungetime, rica ederim... :)Her zaman.

Zeya, evet ya ne güzel bir şiirdir o. Cuk oturdu.

İsimsiz arkadaşım, öncelikle kimseyi kırmak değil amacım, alınma. Kısasa kısas da yapmıyorum, saçmaladığımı düşünüyorsan açıkça yazmalısın. Ama ben de o yazdıklarına, yazdığın benzetmeden gönderme yaptım çünkü hocanın sözlerini ya anlamadın, ya da çarpıttın. Orada kimse örtünmeye laf etmiyordu. Madem ki Arap ülkelerinde bulundun ne kadar farklı bir örtünme şekilleri olduğunu bilirsin. Zaten kitabımızda tartışılan da kastedilenin saç mı yoksa ziynet dedikleri göğüs kısmı mı olduğu yıllardır tartışılır. Oysa türban tamamen kilise erbabı kadınların örtündüğü gibi kulak alın ve saçı kapar. Örtü ziynete ulaşmaz bile. O sebeple yazdığına katılmıyorum, isim falan bulunmazdı çünkü müslümanlığı şimdikilerin adeta iddia ettiği gibi sizin yada benim yada başımızdaki yönetimin jenerasyonu getirmedi bu ülkeye. Baş örtüsü ve Müslümanlık bu ülkede her zaman vardı. Hiç bir zaman böyle sorun haline gelmemişti sadece.

Bir de şu aklımı kurcalıyor. Bu kızlarımız başlarını istedikleri gibi örtüyorlar. Sokakta polisler veya halk zorla kimsenin başından örtüyü çıkarmıyor değil mi? Sadece bu ülkenin yasalarıyla belirlenmiş uyulması gereken bir takım kurallar var. Kamusal alana giriş yok. Kızlarımız bu durumda özgürlük isteriz diye bağırıyorlar ve İran'ı, oranın yöneticisini örnek gösteriyorlar seviyoruz diyerek. Ama o ülkeye bakınca orada kadınların isteğiyle kapatmıyorsa zorla başının kapatıldığını görüyoruz. Arabistan'da zorla çarşafa sokuluyorlar. Özgürlük bunun neresinde?

Size bir şey söyleyeyim mi? Güzelim ülkemizin değerini bilelim. Kardeşi kardeşe düşürüyorlar her zamanki gibi. Bu sefer de din kardeşlerini. Tek diyeceğim bu oyuna düşmeyelim, anayasamıza ve ülkemize sahip çıkalım. Zaman bir örtünün peşine düşüp birbirimizi yiyeceğimiz zaman değil, gözlerimizi açalım.

sessiz_li25 dedi ki...

yani olayı anlamak niçin bu kadar zor. olayın bir özgürlük meselesinden başka bir yönü yok. bu hak bu ülkede yıllarca kullanılmış ve bir sıkıntı yaşanmamıştır.

yanlış fikirleri özgürlükleri kısıtlayarak değil, ancak eğitim ve bilimle düzeltebiliriz.

sağdan soldan topladığımız kıymıklarla iddiamızın haklılığını ispatlamaya çalışmamız bana gülünç geliyor.

başı örtmenin farz olduğunu öğrenmek için arapça bilmek ille de gerekmez. mesela ben sünni bir müslümanım. benim inancıma göre başı örtmek kadın için farzdır. binlerce alimin, onlarca sahabenin, ve bir çok hadisin hükmü ayeti bu şekilde yorumluyor.

bunların hepsini araştımak zor geliyorsa bu ülkede din işlerinden sorumlu bir merci var. bi zahmet onun sitesine girip konuyla ilgili bilgiyi oradan da öğreniverin.

bu ülke benim için o kadar kutsal ki, bunun on katı kısıtlamaya maruz kalsam da yine bu topraklar üzerinde gözlerimi kapamak isterim.

Aslı Cin dedi ki...

Yorum için teşekkürler. Evet akıl bilim ve eğitim lazım bize, zaten türbanın dinle ilgili bir şey olmaktan çıkıp siyasal ve toplumsal sorun haline gelmesini de ancak bunlarla çözebiliriz. Farz olanları bilmek ve anlamak için de bence akla ve bilgiye fazlasıyla ihtiyaç var. O konuda herkes farklı bir şey söylüyor çünkü. Misal, belli ki benim ve sizin yorumlarınız farklı bu konuda...