Çok üzgünüm. . Kendi adıma üzgünüm. Geleceğimden korktuğum için. . Çocuğum adına üzgünüm,ona nasıl bir gelecek bırakacağımı bilemediğim için. . Özgürlüğümüzün elimizden uçup gittiğini hissettiğim için, kendi ülkemde kendimi artık evimde hissetmediğim için, ülkesini 3 ihale için satanlarla 3 kilo buğday için satanlar arasında kalıp daha fazla nefes alamayacağımı düşündüğüm için üzgünüm. . Pespembe boyanmış manşetler için üzgünüm. . Ülkemde çok seslilik olamadığı için üzgünüm. . Muhalefetin başında koltuğuna yapışmış bir adama, çıkarları için ülkesini satanlara, kararsız kalıp oyunu kullanmayanlara kurban gittiğim için üzgünüm. . Aziz Nesin bir kere daha haklı çıktığı için üzgünüm. . Cehaletimiz, unutkanlığımız, ve saflığımız için üzgünüm. . Ben bunlara layık değilim, ama mecbur bırakıldığım için çok üzgünüm. . Bir tek, ülkem için doğru olanı yaptığım için içim rahat, bir gün gelip de pişman olmayacağım ya, başımıza gelecek hiç bir şeyin kiri elime bulaşmadı ya, ona seviniyorum. . Züğürt...
Yorumlar
garip olmus biraz...
LeyLa
evimde tarhanamı yapıyim, ekmek yapıyim, yoğurt yapıyim, domatesimi biberimi maydanozumu kendim yetiştireyim hatta.
ondan sonra da bir şirkette üst düzey yönetici olayım.
erkeklerle her konuda eşit oluyim.
dur dur, sokakta hanımefendi, yatakta fahişe, evde hizmetçi, mutfakta ahçı, çocuğunun elinden tutan anne, misafirperver şefkat timsali anadolu kadını,başı açık ileri görüşlü avrupai oluyim.
sizin paşa gönlünüz ne buyurursa onu yapıyim.
kalkıp yiyeceklerin genetiğiyle oynayın, kansere davetiye çıkarın, ondan sonra evde tarhana yapsaydın böyle olmazdı.
bu ne ya allahaşkına?!!