Şubat 17, 2010

Sevgili sevgililer günü...

Bir sevgililer gününü daha atlattık, geçmiş olsun.

Demek ki neymiş? Paniğe gerek yokmuş.

Heyecanlanmanın da, kötüleyip tu kaka yapmanın da alemi yokmuş.

Zorunluluklardan uzak, sadece o pazar günü sevgililer günü olduğu için değil, her pazar gününün o gün gibi özel olması önemliymiş aslında.

Pahalı hediyelere, çiçeğe böceğe, paket merasimlerine doymuş olmak, sadece sevdiklerinle sağlıklı olmanın mutluluğunu öğrenmiş olmak, evinde keyifle sarılarak film izlemek, ailece oyun oynamak, alealde bir güne anlam yüklemek yerine her günü anlamlı olduğunu düşünmek de kafi geliyormuş insana, bir ara sıcacık sütlü kahveleri paylaşıp yanına küçük bir pasta getirmek bile sürpriz olabiliyormuş.

İlk sevgililer günümüzün üzerinden bir asır mı geçti ne?

Yıllar insana ne de güzel dersler veriyormuş, tabii öğrenmeye istekliysen...

www.aslicin.blogspot.com

6 yorum:

özge dedi ki...

aynen öyle benim için çiçek alması bile çoktu çünkü çok önemsemiyorum artık büyüdüm galiba,her gün güzel olsun derdim:)

emel dedi ki...

ben de bu seneye kadar hep pahalı hediyeler, başbaşa bir gün, bol iltifatlı sözcükler beklerdim sevgililer gününden. fakat bu yıl annelerimizi hediye ettik eşimle birlikte ve memlekete gittik, en güzel sevgililer günümü geçirdim...

Aslı Cin dedi ki...

Özge, evet büyümek böyle bir şey herhalde :)

Emel, harikasınız! daha güzel bir hediye mi olur. Ne yzık ki gün geldiğinde herşeyi alabiliriz sevdiğimize ama onları orada bulamayabiliriz, eşsiz olan tarafı da bu hediyenizin.

Elçince dedi ki...

peh sevgililer günü de neymiş:))

Aslı Cin dedi ki...

Ha hahaaaa ! Tabii ya !

Çocuk gibi dedi ki...

:)