Şubat 02, 2011

Alsancak sokaklarındaki küçük Defne…

Uzun zamandır görüşmüyorduk.

Önce ben döndüm İstanbul’a. O İzmir’de kaldı.

Sonra ben İzmir’e taşındığımda duydum ki annesiyle o İstanbul’a taşınmış .

Televizyonda çıktı karşıma bir gün. Sonra bir kaç dergide fotoğrafı darken baktık ki bizim Defne en alasından sunucu oluvermiş.

İnsan çocukluğundan bellidir ya, onun içinden gelen enerjisi ve yeteneği ile bir gün konuşarak, anlatarak, hazırcevaplılığıyla bir şeyler yapacağını bilebilmek için kahin olmaya gerek yoktu.

Babam onun bu enerjisini çok severdi. Sessiz sakin ve bluğ çağına yaklaşan suratsız benim yanımda bu konuşkan  kızı sevmemek elde değildi tabii.

Siz dans edemiyor yorumlarına bakmayın. Dans edebiliyordu. En azından o zamanlar şahane dans ediyordu. Yazlıktaki dans yarışmasında onu geçmiş olmamın tek sebebi daha çok tanıdığımın olmasıydı J

Yıllar geçti. Pek fazla tv programı izlemem o sebeple nerelerde ne yaptığını oradan buradan duydum, taaa ki dans yarışmasına kadar.

Onu görünce şaşırdım önceleri. Son zamanlarda anneliği dışında çok fazla haber konusu olmayan Defne nereden de akıllarına geldi diye.

Astımı olan kızın ne işi var bunca çalışmanın içinde diye düşünmedim.

O zamanlar ne ilaç kullanıyordu ne başka bir şey.

Zaman içinde onunla ilgili oradan buradan bir sürü şey duydum.

 Bu haberi de duymak varmış.

Belki bir gün görüşürüz darken bu sabah gazeteyi açınca o haberi gördüm.

Şaka değil mi diye sordum.

Sanki o ölemezmiş gibi, sanki daha geçtiğimiz senelerde kardeşimi ve sevdiğim bir çok insanı kaybeden ben değilmişim gibi şaşırdım bu gidişe.

Beni şaşırtan ani ölümü mü, yoksa yaşıtım birilerinin de aniden ölebileceğini fark etmem mi?

Yoksa “ Ama onun daha küçücük çocuğu var !” diye düşünmem mi?

Bu kadar neşeli görünen birinin gidişi mi?

Bilmiyorum.
Bildiğim şu ki, Defne’nin son programda söylediği gibi zirvede bırakmış olduğu.

Sabahtan beri sosyal ağları yorum yağmuruna tutan insanlar için hep neşeli Defne olacak o. Bu kadar çok sevildiğini bilmeden gidiyor olması ne acı…

Annesi, çocuğu ve eşi için çok erken veda etmiş Defne olacak, hep kursakta düğümlenen, hiç doyamadıkları.

Arkadaşlari için anılarıyla var olacak.

Benim gibi.

Benim için Alsancak’taki delidolu kız o. Mağazalara girip giydikleriyle daha da belirginleştirdiği farklı görünümü ile  tüm tezgahtarları işlettiğimiz, telefon şakaları ile komşuları ve pizzacıyı deli ettiğimiz, daha Spice Girls ortada yokken kızlar dans grubu çalışmalarına başladığımız kız.

Hiç bir şeyin göründüğü gibi olmadığını bilmiyorduk o zamanlar.

Biz büyüdük ve zorlaştı hayat.

Ama o hep gülümsedi…

5 yorum:

Ozlem dedi ki...

İnanamadım bende, bir insan bu kadar doğal ve olduğu gibi görünüp göründüğü gibi olabilir-di...:( Şoktayım! Üzgünüm...

aburcubur dedi ki...

Çok güzel yazmışsın.
Hem onun gidişi, hem de yanımızdaki insanların bir saniye içinde gidebileceğini bilmek gerçekten çok üzücü :(

ayşa dedi ki...

Çok güzel bir yazı olmuş eline sağlık. Ben bile hiç tanımama rağmen bu kadar üzüldüysem, kim bilir onunla onca şey paylaşan biri olarak senin üzüntünün derecesi kim bilir ne kadardır. Allah sevdiği insanları erkenden yanına alırmış diyerek kendimi avutuyorum. Ailesine ve tüm sevenlerinin başı sağolsun :(

Deli Anne dedi ki...

:( başınız sağolsun

Elçince dedi ki...

erken ölüm hep zordur erkendir tanısakta tanımasakta...