Temmuz 14, 2008

Kaşif oğluş...

Dünyayı keşfetmeye çıkıyoruz.

Tabii ki hayvanları öğrendi.

Ne nerede yaşar, nasıl ses çıkarır, ne yer ne içer, onları az çok biliyor.

Benim bahsettiğim başka.

Artık bambaşka kavramlar var merak ettiği.

Zaten gece olmasından hiç haz etmeyen oğlumda özellikle bilgisayarımda yer alan Google Earth programını gördükten sonra başladı sorular:

- Anne, dünyada gece olmayan yer var mı?

- Yok bir tanem. Dünya yusyuvarlak, top gibi. Ve yavaş yavaş dönüyor.Bizim olduğumuz yer güneşe dönünce gündüz oluyor, arkasını dönünce gece.

Anlamasını beklemiyorum tabii.

Ama o, hmmm şimdi anladım diyor.

Nerden öğrendi bunu bilmem, bir şey öğrendi mi, hmmm şimdi anladım diyor, sanki daha önce anlatmışım da anlamamış gibi.

Ertesi gün yemeğini bırakma, dünyada bir sürü yemeği olmayan çocuk var, yemezsen Allah baba kızar dediğim zaman, dönüp soruyor:

- Bizi Allah baba mı yaptı?

- Evet aşkım.

- Her şeyi mi?

- Evet.

- Bizi ne ile yaptı?

Onu mu kastettiğini bilmiyorum ama cevap veriyorum:

- Etten ve kemikten yaptı.

Birkaç gün sonra sorular bitip ortalık durulunca benden öğrendiklerini babasına anlatırken buluyorum.

Biraz da çizgi filmlerden gelen hayal gücü ile:

- Baba, dünya yuvarlak. Biz güneşe dönünce gündüz oluyor, sonra gece oluyor. Dünya patlarsa biz boşluğa düşeriz. Boşlukta Allah baba var, Allah baba bizi etten ve tavuktan yarattı.

- Neeeee ? Tavuktan mııı ?

- Yumurtadan mıydı?

- Etten ve yumurtadan mı? Oğlum etten ve kemikten. Tavuktan değil !

Daha da komik olanı, bunlara merak salan oğlumun gazına gelen babasını oğluşa yerçekimi kanununu anlatırken bulmam oldu.

Bu kavram karmaşasında yarın bir gün bana anne kanun var, yere basmazsan polis kızar der mi acaba?

7 yorum:

ÇOK DÜŞÜNEN KADIN dedi ki...

Hiç çocuk sahibi olmamış birinin yorum yapması ukalalık gibi gelebilir ama ben en azından kendisi çocuk olmuş biri olarak bu "tabaktaki yemek bitecek" dayatmasından rahatsızım. Benim ailem de aynı baskıyı hem bana hem de kardeşime uyguladı. Çok şükür obez olmadık ama ikimiz de hep toplucaydık. Sonra kızkardeşim bulumik oldu zayıfladı o ayrı.
Daha dün Ntv'de bir yemek belgeseli vardı ve yaptıkları bir deneyde ortaya çıktı ki çocukların tabağına ne kadar yemek koyarsanız doyma kapasitelerini o kadar arttırıyorsunuz. Normalde 100 gramla doyarken, bir hafta sonra aynı yemekten 200 gram verdiğinizde 100 gramını yiyip doyduğu halde yemeye devam ediyor. Dolayısıyla herşey ebeveynlerin elinde. Yani dünyada açlık var diye çocuğa kilo aldırmaya ya da midesine çöplük muamelesi yapmaya gerek yok.
Bir de tavsiyeleri var: bırakın çocuğunuz kendi yemeğini tabağına kendi alsın. (biz anneme yeter dedikten sonra annem en az iki kaşık daha doldurur sonra da tabaktakiler bitecek derdi:)
Bu da böyle bir bakış açısı...

Aslı Cin dedi ki...

Çok düşünen kadın, veriğin bilgiler çok güzel, çok teşekkürler.

Obezite benim de en büyük korkum, bu sebeple bu konua çok ikkatliyim. Çocuğumun kapasitesini biliyorum ve zorlamıyorum çünkü o doydum dedikten sonra ona bir şey yedirmek çok zor.

Ancak yiyebileceğini bildiğim şeyleri, ya yemek seçtiği için yada o sırada aklı başka bir şeyde olduğundan yemiyorsa kızıyorum. Dünyada o kadar aç çocuk varken şımarıklıktan yemek dökülmez değil mi?

ERDIL dedi ki...

Oglusunuzla Bahcemi ziyarete bekliyorum eminim onunda ilgisini cekecek bir seyler bulabilirsiniz zaten orasi eassinda cocuklarin Bahcesi.
http://erdilnbahcesi.blogspot.com/
Saygilarla.

Aslı Cin dedi ki...

Erdil bey teşekkürler seve seve...

evrim (akira) dedi ki...

etten ve tavuktan:)) bayıldımm,çok güldüm,çok tatlı çook:)

denizanasi dedi ki...

:)) süper .. biz de bunlara başladık. o kadar güzel sorular soruyor ki, çok seviniyorum.

Aslı Cin dedi ki...

Evrim, kemik ve tavuk kelimelerinin azizliği... :)

Denizanası, evet ne şekerler değil mi?