Kasım 04, 2008

Steril hayatlar...

Benim steril bir hayatım varmış.

Buraya gelince anladım.

Kendimi güvende hissettiğim bir evde yaşıyormuşum.

Annem 1 saat uzaklıkta o da trafik varsa.

İyi bir şirkette iyi bir yerde çalışmışım.

Haliyle iyi bir çevreden arkadaşlarım olmuş.

İstediğim gibi bir arabam olmuş, sıkılınca atlayıp uzaklaşabileceğim.

Bildiğim, iyi olduğuna inandığım yerlerden giyinmiş, içinde keyif aldığım yerlere gitmiş, ve en önemlisi birlikte olmaktan keyif aldığım, fikirlerime, zevklerime ve dünya görüşüme hitap eden insanlarla birlikte olmuşum.

Allah karşıma hep iyi insanlar çıkarmış son yıllarda.

...

Sanırım en son üniversitede ağlamıştım yediğim arkadaş kazığı için. Çünkü o zaman da şaşkın ve yalnızdım. Bilmemkaç yüz kişilik aileleri neredeyse birbirini bilen bir özel okuldan sonra üniversitede ülkenin her yanından gelen, birbirinden çok farklı insanlar.

Sudan çıkmış balık ben.

...

Evet yeniden steril hayatımdan çıktım buraya gelerek. Atlayıp kaçacak bir arabam yok, kendi evim değil, canım sıkılınca çocuğumu bırakabileceğim bir annem yok. Hayatımın değişeceğini biliyordum, burada mutluyum, şikayetim yok, her şey değişmiş olsa da yepyeni şeyler var hayatıma giren.

Ama arkadaşlıklar kolay kurulmuyor.

Şanslıyım ki buraya bir kaç aile geldik ve her ne kadar birbirimizden farklı yönlerimiz çok olsa da ortak noktada buluşabileceğim çok iyi niyetli insanlarlayım.

Buranın yerlisi bir kaç tane arkadaş edinip harika zaman geçirmeye başladım bile. İtiraf etmeliyim bu konuda da şanslıyım.

Ama beni dumura uğratan burada en çok görüşeceğimi düşündüğüm Türkler oldu.

Diğer ülkelerin insanları birleşir, gruplar kurar, toplanırken, bizimkilerde tık yok. Hatta tam tersine herkes gruplaşmış.

Benim vaktim yok bir gün onda bir gün bunda kahve içmeye, her sabah o gün gelmeyeni çekiştirmeye, yada zaman öldürmeye. Ama Türk olsun çamurdan olsun diyerek başka bir ülkede olduğumuzu idrak ederek birbirimizle tanışmalıyız diye düşünüyordum.

Taa ki bir kaç gün öncesine kadar.

O gün steril hayatımı özlemle andığım gündür.

Karşımdaki insanın herkesi tanımak isteyerek, kimseyi birbiriyle tanıştırmak istememesini yada yeni gelenlere yardım etmek için kılını kıpırdatmamasını bir kenara koyalım, beni asıl rahatsız eden, ben şuyum ben buyum havası, haydi onu da geçelim, ağzımı her açtığımda beni yan gözle burnu havada süzerek karşısındaki kişiyle bakışmasıydı.

İnsanlar zamanında sahip olamadıklarına burada sahip olunca böyle oluyorlar demek ki.

Bir kibir geliyor üzerlerine yapışıyor.

Ben de Türkiye'deki hayatımdan bahsetmedim mümkün olduğunca. Neme lazım,o alelade olduğunu düşündüğüm hayatımla bile, fenalık geçirebilir diye.

Alçakgönüllü olmaya çalıştım her zaman, böyle yetiştirildim ama anlaşılıyor ki, bana ters gelen daha çoook şeyle yüzleşeceğim burada.

Sonra o günkü gibi canım sıkılacak, niçin böyle yapıyor bu insanlar diyecek, yine kendi kabuğuma çekileceğim, aman kimseyi tanımak falan istemiyorum diyerek.

Hayatta bir şey daha öğrenmiş olarak...

6 yorum:

ruhdagı dedi ki...

Canını sıkmasına izin verme bence. Hiç anlamıyorum bu insanları, neyi ispatlamaya çalışıyorlar acaba?

İçini sıkma lütfen. Kendine iyi bak.
Selamlar.

Nihan dedi ki...

Asli yurtdisinda nedense boyle tiplemeler hep vardir. Ben de cok uzuldugumu bilirim ama aslinda dusunsene tuhaf olan olanlar, neden sen uzulesin ki?

Elçince dedi ki...

biz türkler garip bir milletiz işte..o bakışmalardan bende nefret ederim bir daha aynı ortama gitmemeye gayret ederim..

nymphea dedi ki...

Aslıcım, senin için durum zordur ancak eminim sen de orada iyi dostluklar kuracaksın..Ama arada böyleleri de oluyor:) Sen steril hayat değil olması gereken hayatı yaşamışsın:P

Aslı Cin dedi ki...

Ruhdağı teşekkür ederim. Haklısın ama can çıkar huy çıkmaz derler, pis bir huyum var, böyle şeylerle karşılaştığım zaman tartıp biçmeden rahat edemiyorum.

Nihan, haklısın ama insan zaman ayırdığına pişman oluyor böyle. Bir de o kadar iyi niyetli yaklaşıp bunu görünce salak gibi hissediyor insan :)

Elçin ben de öyle yapacağım. :)

Nymphea, haklısın, ama işte sevdiğimiz arkadaşlarımızla çevremiz genişleyince zaten anlaşabileceğin insanlar çıkıyor karşımıza. Oysa burada baştan kurmalıyım bunu. Neyse ki çok okul değiştirmiş biri olarak alışığım yeniden yeniden ve yeniden arkadaşlık kurmaya. Sadece yaş ilerleyince daha seçici oluyor insan ayırt etmemeye çalışsa da.

Aslı Cin dedi ki...

Tekirdağ'dan sevgili adsız, "Ağlama Aslı" dediğin yorumunu yanlışlıkla sildim, aklın kalmasın burada yayınlıyorum bizzat :)

Aman beni düşünürmüüüş...