Aralık 21, 2008

Bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır...

Günler şöyle şöyle yada şöyle homini gırtlak geçiyor. İnsan uzaktan gelince sevildiğini daha iyi biliyor. Onu özleyen arkadaşların kim oldukları davetlerine gidince anlaşılıyor, bu her ne kadar bünyeye şeker ve yağ olarak girse de, kahkaha atmak da bir o kadar yağ yakıyor. Bu sefer İzmir'e gidemesem de İzmir'li arkadaşların farkı ot yemekleri, ege balıkları, börülceden boyoza Ege lezzetleri oraların özlemini dindiriyor. Geceyarılarına hatta sabahlara kadar oturuluyor, geçmiş zaman anılırken kimi zaman hüzünleniyor insan, çoğunlukla ise gülerken gözlerden yaşlar geliyor. Her güne plan program yapılsa da günler o kadar hızlı geçiyor ki insan hiç bir şey anlamıyor. Neyse ki bol bol fotoğraf çekiliyor, akılda kalan birlikte yapılan programlar, birlikte kurulan hayaller, ve birlikte geçirilen zamanların hoş anıları oluyor.

4 yorum:

Ozlem dedi ki...

Tadını Çıkar Aslı!
Benim gözüm Vodka-Portakalda kaldı! Şu aralar hayalini kurduğum ama içemediğim ve sanırım bayağı bir süre içemeyeceğim şey!:)

Elçince dedi ki...

pencere manzarasıda nasıl tamamlamış ortamı..

Aslı Cin dedi ki...

Ah Özlemciğim, onun mandalina olduğunu söylesem daha mı çok çeker canın? Öpüyorum seni, bu sefer göremeyince bir garip oldum.

Elçin, evet , yaz olsaydı yada bahar diye hayıflandık ama süperdi :)

mom dedi ki...

Bu ne guzel ve ic acici bir masa boyle bayildim orda olasim geldi