Aralık 23, 2008

Zavallı ıssız adam



Beğenenler beğenmeyenler anlatsın, ben de size bahsedeyim. Gittim gördüm geldim. Bir şeyi gözünüzde çok büyütürseniz, hayal kırıklığı kaçınılmaz olur, nitekim öyle oldu. Ama uzun zamandır bir filmde ağlamamıştım, bu filmde ağladım mı? Ağladım. Çıkınca, iyi filmdi aslında dedim mi? Dedim. Soranlara ne dedim? İzlemelisiniz. Neden?

Nedenini tam olarak açıklayamıyorum. İlk yarı şişirilmiş, kasılmıştı hatta sanki fazlasıyla zorlanmıştı, hikaye çok da bilmediğimiz bir şey değildi. Peki bizi yakalayan neydi?

Sanırım samimiyet, herkesin kendisinde veya sevdiklerinden birinde gördüğü imkansız aşk hikayesi, belki aşkın eğlenceli ve acı veren yanlarının hikayede bir arada olması.

Issız adamın hayatını anlatabilmek için ilk yarıdaki kimi sahneler ve diyaloglar o kadar da gerekli miydi, veya farklı bir şekilde anlatılabilir miydi bilmiyorum, sinema eleştirmeni değilim nihayetinde. Ancak şu bir gerçek ki, bu film bunca film içinde, onların yerine gidilecek görülecek bir film. Belki filmin hikayesi değil de bir sahne, bir diyalog yada müzikleri yakalayacak sizi.

Günümüzden bir aşk filmi. Filmin son 15 dakikası için defalarca izlenebilecek, ve ıssız adamın çaresizliğine de bir posta ağlatacak bir film ayrıca.

Her film gibi istenirse acımasızca eleştirilebilir, hatta şimdiden filmle dalga geçen saçma sapan bir mail de dolaşıyor ortalıkta.

Ama benim aklımda müzikler, filmden bir iki hoş söz, bir kaç sahne, bir kaç tasarım ve iç mimari fikri, ve o aşkın bana hatırlattığı eski arkadaşların hikayeleri kaldı.

Ve hatırlattı: Günümüzde aslında çok fazla insan ıssız değil mi?

3 yorum:

Elçince dedi ki...

Gideceğim inşallah dur bakalım...

figen dedi ki...

bende (benim filimlere ilgisiz adamla) gitmeyi istediğimden hala bekliyorum sanırım yanlız gidicem sonunda:)zaten hangi bol reklamlı türk filmi muhteşem olabildiki!

Aslı Cin dedi ki...

Elcin, Figen gecikmeden izleyin diyorum ben...