Ekim 23, 2009

Eğitimi boşverin öğretmeye bakın...

Zorunlu eğitim 8 yıl.

Ne öğreniyor çocuklar?

Türkçe, Matematik, sosyal bilgiler falan filan.

Şanslılarsa iyi arkadaşlar edinip arkadaşlığı, sırdaşlığı, birlikteliği öğreniyorlar.

Şansı yoksa öğretmen bulduğuna şükretsin.

Şimdilerde anneler biraz daha bilinçli sanırım. 7 yaş geç uyarılarına mı uyuyorlar yoksa komşuların gününde çocuksuz rahat oturmak istediklerinden mi bilmem erkenden gönderiyorlar kreşe.

Anasınıfı kimi şehirlerde deneme amaçlı zorunlu oldu.

Çocuklar benim şimdi çözemeyeceğim soruları daha ilkokulda çözmeye başlayıp, bir maratona giriyor, bir koşu da diplomalarını alıyorlar. Sonra lise, sonra şanslılarsa belki üniversite, sonra Allah'ın sevdiği kuluysa iş bile bulabilir bakarsın.

Çocuklar bir bakıyorsun koca adam oluyorlar.

İnsan oluyorlar mı peki?

Hmmm işte orada duralım.

İnsan olabilmeleri için geç kalmış olabilirsiniz.

Çünkü insan olabilmeleri için, önce herkesten herşeyden önce aile terbiyesi almaları gerekir. Eğitimi herkes alır. Adı üzerinde zorunlu.

Ama asıl zorunlu olması gereken öğretim bence.

Sen çocuğuna iyiyi, doğruyu, temizi, konuşmayı, kalkmayı, öğretmezsen, terbiye vermezsen, örnek olmazsan, sanatı, hayvan sevgisini, çevre bilincini aşılamazsan istediğin okula gönder, ortaya çıkacak şeyden fazla bir şey bekleme.

Bu bebeklikten başlar.

Küfürlü konuşmalarına gülersen çocuk doğru konuştuğunu zanneder.

Döversen dayağın hak olduğunu düşünür, yarın o da başkasını döver.

Her istediğini alırsan, hayatta her istediğine kolayca ulaşabileceğini zanneder.

Kural koymazsan, kuralları o koyar.

Sevgi vermezsen bırak hayvanları insanları bile sevmez.

Hayvanlara merhameti öğretmezsen, yarın sokakta küçücük kediden korkan koca koca kadınlardan yada köpek tekmeleyen kazık kadar adamlardan farkı kalmaz.

Saygıyı öğretmezsen yarın sana karşı saygısızlık yaptığında da nerede hata yaptım ben diye sorma kendine.

Ne ekersen onu biçersin.

Geçenlerde kendisinin de küçüklüğünü yakından bildiğim bir ünlü kızımız ilk çocuğuna çok iyi annelik yaptığını, hatta fazla iyi olduğunu, bu sebeple çocuğunun her dediğini yaptığını söylemiş röportajında.

Aferin.

Geçen günlerde kulağımın dibinde deli gibi aynı şeyi söyleyerek bağıran kızına Allah aşkına bir kere bile "sus kızım etraftakileri rahatsız ediyorsun" demeyen kadına, torununa "be" dememesi gerektiğini öğretmemiş her nevi küfürü yiyen parktaki anneanneye, kızının tepinmeleri ile emir eri gibi gülümseyerek her istenileni yapan babaya sözüm.

Doğruların ve yanlışların farkındayım ama bir yandan da düşünüyorum acaba ben hata yapmış olabilir miyim diye. Sabah erken kalktığında "alt kattakileri rahatsız ederim anne" diyerek oyuncakları ile oynamak yerine sessizce çizgi film izlemeyi kendi başına düşünebilen, parktaki "be" diyen yaşıtına "çok ayıp" diyen, okulda kimi şeylere arkadaşlarını üzmemek veya tatsızlık yaşatmamak için olur diyen bir çocuk yetiştirdim diye.

Neyse ki ken di içinde çok hassas değil çok, umursamıyor bir çok hoşuna gitmeyen şeyi, aynı zamanda da affedici.

Daha az yaralanır belki.

Çocuk yetiştirmek hassas bir konu. Çok kafa patlatmam lazım daha, çoook. Anlayacağınız adece yedirip ,içirip, ihtiyaçlarını sağlamak, ve sevmek yetmiyor. Evet evet, çocuk yetiştirmek bir sanat...

5 yorum:

Sudiş dedi ki...

Asli merhaba, çoğu zaman yazılarını keyifle okuyorum... Çoğu zamanla kastettiğim müsait olduğum zamanlar tabi ki... Neyse, bu son yazına yorum bırakmak istedim çünkü 3 yaşında kreşe ilk başladığında bunun sıkıntısını çektim ben. Arkadaşlarını üzmemek, paylaşmak adına oyuncaklarını sürekli veren, kırdıran, parçalanınca özür dilemeyenlere gidip çok ayıp yaptığın diye uyaran bir kızım vardı, hala daha da öyle, ama sonunda öğretmeni de dahil "Sude çok olgun çocuk" diyip küçük yaşta ezilmesine, sürekli ödün vermesine sebep oldular. Okulu değiştirdim, tüm sıkıntılarımı anlattım, Sude'ye de dilimin döndüğünce anlattım. Paylaşmak, sevmek, değer vermek güzeldir ama en önemlisi sensin, seni mutsuz yapmaya çalışanlara, mutsuz yapan işlere oyunlara izin verme kızın demeye çalıştım.
Çevredekiler, bencil insanlar, öğrettiklerimizin erdem ve değer adına bir şeyler olduğunu değil de kullanılmaya hazır değerler olduğunu düşünüyorlar. Öğretmeninin dahi bunu kullandığını görmek beni çok üzmüştü...
Hakkaten çocuk büyütmek, aynı zamanda bizim de büyümemiz çok zor...
MM sayfanız için ayrıca tebriklerimi sunuyorum.

Aslı Cin dedi ki...

Sudiş yorumun için çok teşekkür ederim. İşte benim de korktuğum bu oldu. Bunları yaşaya yaşaya törpülenecekler mi, yoksa hayatı öğrenene kadar çok acı şekecekler mi? Ya biz bile bile çocuklarımızı nasıl erdemlerden yoksun yetiştirebiliriz acı çekmesinler diye?

Kafam çok karışık, endişeliyim, ve açıkçası çocuğumu terbiyesiz yapmak için bir şey yapmayacağıma göre, terbiyeden yoksun çocuklara aileleri bir şey yapmıyorsa ben nasıl yardımcı olabiliriz diye düşünüyorum.

Belki insanlar bunu ciddiye almıyor ama ülkemizin gelecek nesilleri bizim kültürümüzü çekillendirecek, aslında devletin öğretim kadar önem vermesi ve belki bu konuda her okulda bir ders koyması gereken bir konu.

MM için de teşekkürler

Elçince dedi ki...

Söylediklerine katılıyorum,aynı şeyleri bende oğluşuma söylüyorum öğretiyorum ama sonradan bir baktım ki,SUDİŞ'in dedikleri olmuş,biraz ondan biraz bundan mı yapmalı nasıl çıkılmalı nasıl yol izlenmeli doğrusu bende şaşırdım,ama bildiğim birşey varki öncelikle veliler eğitilmeli tammen saygısızlar ve sınırları bilmiyorlar,ben okulda ne anneler görüyorum yazsam burası almaz ama az çok tahmin edersiniz,çocukları gözlüyorum hep bencilin yanındalar çok garip bunların hepsi benim aklım almıyorum ve tıkanıp kalıyorum....sanırım onlarda bizim gibi yaşayarak öğrenecekler hayatı...

Aslı dedi ki...

Bir öğretmen olarak yazınızda bahsettiğiniz "Benim yoktu, çocuğumda olsun" zihniyetiyle çocuk yetiştiren, çocuğun her istediğini yapmayı iyi bir şey zanneden anne babaları sarsıp kendinize gelin demek istiyorum...Ki öğrencimin eilesiyse yüzlerine direkt söylüyorum. Çocuk babasına bütün şehri gezdirmiş "hayır bu makas değil ben başka türlü makas" istiyorum diye. Baba da ne kadar fedakarım değil mi modunda geldi anlattı, takdir bekliyor. Çocuk okulda da zaten herkesi şımarıklıklarıyla çıldırtan birisi. Adama güldüm resmen, aklımdan geçen herşeyi söyledim çünkü birinin de doğruyu söyleyip böyle çocuk yetiştirilmez, ona iyilik değil kötülük yapıyorsunuz demesi lazım. Çocuklarınızın bu yüzden üzüldüğü durumlar mutlaka olacaktır ama sizin ona ve onun da kendisine saygı duyabilmesi, sağlıklı bir kişiliği olması için doğru yetişmesi gerekir. Eninde sonunda çocuklarınız da kendisi gibi insanları seçip öyle bir çevre oluşturacaktır. Lütfen çocuklarınızı o laf söz dinlemeyen, bencil, dünya kendi etrafında dönüyor sanan şımarıklara dönüştürmeyin:) (Bir de eğitim ve öğretim kavramlarını yazınızda ters kullanmışsınız,4 yıl eğitim nedir öğretimle farkı nedir diye çırpınınca yazmasam içim rahat etmeyecekti:))

Aslı Cin dedi ki...

Elçin,evet ya düşününce ne zor bir hayat bekliyor değil mi onları???

Aslı, kavram karmaşası oldu doğru, ama sanırım zorunlu eğitim tabirinden kafam karıştı. Hani okulda öğrenim görüyorlar siz onları eğitmeye bakın demeliydim. Upsss. :)